Draw the curtain türkçesi Draw the curtain nedir

  • Perdeyi kapamak.
  • Perdeyi çekmek.

Draw the curtain ile ilgili cümleler

English: May I draw the curtains?
Turkish: Perdeleri kapatabilir miyim?

English: Close the shutters and draw the curtains. There must be as little light as possible.
Turkish: Kepenkleri kapatın ve perdeleri çekin. Mümkün olduğu kadar az ışık olmalıdır.

Draw the curtain ingilizcede ne demek, Draw the curtain nerede nasıl kullanılır?

Draw : Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Çekmek. Devam etmek. Çizmek. Cazibe. İlgi çekici şey. Çekim. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Karalamak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Curtain : Bölme. Perde kapanış sözü. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Perde takmak. Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde. Alkışlarla tekrar sahneye çağırma. Havalandırma bezi. İç perde. Tiyatro perdesi.

 

Draw the curtain over something : Bir daha sözünü etmemek. Üzerine sünger çekmek.

Draw the attention : Göze çarpmak. Dikkat çekmek.

Draw the match : Maçı berabere bitirmek.

Draw the longbow : Yüksekten atmak. Bir olayı süslemek. Bol keseden sallamak. Gerçek sınırını aşmak. Palavra sıkmak. Atıp tutmak. Abartmak. Desteksiz atmak. Hikaye (masal) anlatmak. Atmak.

Draw the long bow : Atıp tutmak. Dozunu kaçırmak. Mübalağa etmek. Desteksiz atmak. Abartmak.

The curtain comes down : Herşey bitti. Ekran veya manzara küçüldü. Son geldi. Şov sona erdi. Perde kapandı.

Draw the line : İzin vermemek. Yapmayı reddetmek. Bir sınır koymak. Çizgiyi çekmek. Bir dur demek. Limit çizmek. Karşı çıkmak. Set çekmek. Reddetmek. Sınır çizmek.

İngilizce Draw the curtain Türkçe anlamı, Draw the curtain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Draw the curtain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ring down the curtain : Perdeyi kapama işareti vermek.