Draw well türkçesi Draw well nedir

  • Su çekme kuyusu.
  • Kuyu.
  • Su kuyusu.

Draw well ingilizcede ne demek, Draw well nerede nasıl kullanılır?

Draw : İlgi çekici şey. Kura. Çizmek. Yem. Berabere biten oyun. Keşide. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Berabere kalmak.

Well : Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Su kuyusu. Kaynamak. Peki. Fışkırıp akmak. Sahne altı üçüncü bodrum. Sağlığı yerinde. Şanslı. Fışkırmak.

Draw a bead on : Göz koymak. Silahını doğrultmak. Nişan almak. Dikkatle nişan almak. Tüm ilgisini birine yöneltmek.

Draw a bead on someone : Birisine silah doğrultmak. Nişan almak. Birisine nişan almak.

Draw a bill : Senet düzenlemek. Poliçe keşide etmek. Borç senedi düzenlemek.

Draw a blank : Bulamamak. Hava almak. Hiçbir şey elde edememek. Başarısız olmak. Kurada veya piyangoda hiçbir şey alamamak. Bir şeyi düşünememek. Hatırlayamamak. Boş çıkmak (piyangoda). Üstüne bir bardak su içmek. Avucunu yalamak.

İngilizce Draw well Türkçe anlamı, Draw well eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Draw well ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coalpit : Kömür ocağı.

Bores : Oyu. Bela. Dert. Yüksek dalga. Sıkıcı tip. Sıkıcı şey. Sıkıntı. Çap (mermi). Delik.

Circular pit : Dairesel kuyu. Çembersel kuyu.

Wellhole : Merdiven boşluğu. Asansör boşluğu. Asansör kafesi. Merdiven kovası. Merdiven aralığı.

Bore : Usanç vermek. Yüksek dalga. Başını ağrıtmak. Kalibre. Bela. Sıkıcı tip. Delik. Sondalamak. Sonda. Sıkıcı şey.

Pit : Aşındırmak. Parter (tiyatro terimi). Lüks koltuk. Arka yerler. Maden ocağı. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Meyve çekirdeği. Çukur. Çopur bırakmak. Orkestra yeri.

Shaft : Bayrak direği. Işın. Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk. Kuşlarda tüyün kök ve gövdeden meydana gelen eksen parçası. skapus. Şaft. Sap. Tüy ekseni. Mil. Ön bölümü maden başa bağlı, en geniş yeri ip sargılı, tahta ya da madenden yapılmış cirit gövdesi. Şua.

Coalpits : Kömür ocağı.

Shafts : Aks. Gönder. Işın. Sütun. Araba oku. Mil. Sap. Hava bacası. Ok sapı.

Pits : Çekirdek. Çopur. Yarış pistindeki servis. Parter (tiyatro terimi). Oyuk. Maden ocağı. Orkestra yeri. Meyve çekirdeği. Çukur.

Draw well synonyms : well, wellholes, oil well, oil wells, borehole.