Dribbles türkçesi Dribbles nedir

  • Yavaşça akmak.
  • Damla damla akıtmak.
  • Top sürmek.
  • Sürmek (topu).
  • Azar azar akmak.
  • Damla.
  • Deliğe yuvarlanmak (bilardo).
  • Damlamak.
  • Salyası akmak.
  • Çalımlamak.
  • Damlatmak.

Dribbles ingilizcede ne demek, Dribbles nerede nasıl kullanılır?

Dribble down : Süzülmek. Su sızmak. Damlalar akmak.

Dribble the ball : Topu sürmek.

Drag dribble : Topu, yerden az bir yükseklikte zıplatarak götürme. Alçak top sürme.

Dribble : Top sürme. Damlamak. Sürmek (topu). Salyası akmak. Damla damla akıtmak. Top sürmek. Bir oyuncunun, topu tek elle yerde zıplatarak, karşı takıma kaptırmadan yer değiştirmesi. Yavaşça akmak. Bir oyuncunun topu ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak devinimlerle aldatıp geçmesi. (toplu ya da topsuz olarak yapılır.). Çalım.

Dribbled : Top sürmek. Azar azar akmak. Deliğe yuvarlanmak (bilardo). Damlamak. Damlatmak. Salyası akmak.

Dribblet : Nebze. Az miktar. Parça. Damla. Küçük parça.

Dribbler : Damlayan şey. Top süren oyuncu.

Dribblers : Top süren oyuncu. Damlayan şey.

Dribs : Çok az miktarlarda. Dribs and drabs (bölük pörçük) deyiminin bir parçası (küçük parçalar, küçük miktarlar).

Dribblets : Nebze. Az miktar. Küçük parça. Parça. Damla.

İngilizce Dribbles Türkçe anlamı, Dribbles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dribbles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Drachm : Yudum. Drahmi. Dört gram (eski yunan). Dirhem.

Drool : İpe sapa gelmez şey. Saçmalamak. Saçma sapan söz veya yazı. Saçma zırva. Saçmalık. Salya. Ağzı sulanmak. Ağzının suyu akmak. Zırva.

Dropped : Büyütülmüş. Düşmek. Tutulmak. Söylemek. Kesmek. Metinde. Kesilmek. Atmak. Bırakmak.

Distil : Süzülmek. Taktir etmek. Biçimlenmek. İmbikten çekilmek. Saflaştırmak. İmbikten geçmek. Ayrıştırmak. İmbikten çekmek. Damıtmak.

Dribble : Top sürme. Bir oyuncunun topu ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak devinimlerle aldatıp geçmesi. (toplu ya da topsuz olarak yapılır.).

Drivel : Saçma sapan söz. Saçma sapan konuşma. Burnu akmak. Saçmalamak. Saçmalık. Saçma. Saçma sapan konuşmak. Sapıtmak.

Jinked : Yana kaçma. Yana çekivermek. Sıçramak. Yana kaçmak.

Drips : Akıtmak. Damla damla akmak. Damlalıkla sıvı verme. Sevimsiz kimse. Sızdırmak.

Spit : Tıslamak (kedi). Tıslama. Saplamak. Haykırmak. Kebap şişi. Şiş (kebap). Atıştırmak. Dil. Kopya. Şiş.

Blobs : Hata yapmak. Leke. Küçük kütle. Su damlası. Küçük yuvarlak. Kıvamı koyu iri bir damla. Küçük yuvarlak kütle. Küçük damla.

Dribbles synonyms : instil, blobbed, distills, driveled, flow, dripped, course, corpuscle, distill, instill, drib, saliva, drooled, instillers, dribblets, leach, slobber, dribblet, drams, instilled, slavering, feed, percolate, driveling, trickled, instilling, instiller, drivelling, blow in, drools, dram, slaver, instills.