Drop out türkçesi Drop out nedir

Drop out ile ilgili cümleler

English: Ali had to drop out from college because he couldn't afford tuition.
Turkish: Ali okul ücretini ödeyemediği için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı.

English: Ali decided to drop out of school and work full-time.
Turkish: Ali okulu bırakmaya ve tamgün çalışmaya karar verdi.

English: Ali wanted to drop out of school.
Turkish: Ali okulu bırakmak istedi.

English: Ali has decided not to drop out of school.
Turkish: Ali okuldan ayrılmamaya karar verdi.

English: Are you absolutely sure you want to drop out of school?
Turkish: Okuldan ayrılmak istediğine kesinlikle emin misin?

Drop out ingilizcede ne demek, Drop out nerede nasıl kullanılır?

Drop : Alçalmak. Dalmak. Damlamak. Düşüş. Kesmek. Görüşmemek. Damla. Düşürmek. Söylemek. Öldürmek.

Out : Yanmak. Kovmak. Nakavt etmek. Dışarı. Dışarıda. Ortaya çıkmak. Çıkarmak. Kendini belli etmek. Çıkış. Dışarı çıkarmak.

Drop out of : Çıkmak.

Drop out of school : Artık okula gitmedi. Okulu bıraktı. Okuldan ayrılmak. Eğitimini bıraktı.

Image drop out : Bir yayında herhangi bir nedenden ötürü resim alınamaması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim kesilmesi.

 

Drop a bomb : Bombayı patlatmak.

İngilizce Drop out Türkçe anlamı, Drop out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drop out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdicates : El çekmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek. Çekilmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan).

Apostatizes : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dinden dönmek. Dönmek (din).

Bend the neck : Teslim olmak.

Abjures : Tövbe etmek. İnkar etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Feragat etmek. Yeminle vazgeçmek. Yemin ederek reddetmek. Dönmek (dininden).

Abstentions : Sakınma. Uzak durma. Çekimserlik. Çekinme. İmtina. Oy vermeme. Çekimser oy. Kaçınma. Çekimser kalma.

Broken through : Görünmek. Yarıp geçmek. Doğmak.

Abjure : Dönmek (dininden). Yüz döndürmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Terk etmek. Feragat etmek. Tövbe etmek. İnkar etmek. Yemin ederek reddetmek. Yemin edip bırakmak.

Abandons : Kesmek. Viran hale getirmek. Yüzüstü bırakmak. Boşlamak. Terk etmek. El etek çekmek. Yarıda kesmek. Terketmek.

Abandon : Tehire salmak. Boşlamak. Başlı-başına koymak. Dayandırmak. Yarıda kesmek. Başından atmak. Viran hale getirmek.

Back down : Bir iddiadan vazgeçmek. Sözünden dönmek. Boyun eğmek. Fikrinden vazgeçmek. Hatalı olduğunu kabul etmek. Caymak. Dönmek. Savunulan iddadan vazgeçmek. Talepten vazgeçmek.

 

Drop out synonyms : be through, abjured, back, be through with, arise from, abnegate, breaking out, abdicated, be off, apostatizing, breaking up, apostatize, break out, abscond from, back away, abdicate, come about, abandon hope, bump up, abnegates, climbed, be separated, bequeath, back off, allowing, bow out of, drop out of school, apostatise, come of, ascends, abdicating, bequeaths, ascended.