Drop out of türkçesi Drop out of nedir

Drop out of ile ilgili cümleler

English: Are you absolutely sure you want to drop out of school?
Turkish: Okuldan ayrılmak istediğine kesinlikle emin misin?

English: Ali wanted to drop out of school.
Turkish: Ali okulu bırakmak istedi.

English: Boys are more likely than girls to drop out of school.
Turkish: Erkeklerin okuldan ayrılması kızlardan daha muhtemel.

English: Ali decided to drop out of school and work full-time.
Turkish: Ali okulu bırakmaya ve tamgün çalışmaya karar verdi.

English: Ali has decided not to drop out of school.
Turkish: Ali okuldan ayrılmamaya karar verdi.

Drop out of ingilizcede ne demek, Drop out of nerede nasıl kullanılır?

Drop : Düşüş. Düşme. Bırakmak. Öldürmek. Damlamak. Çıkagelmek. Damlatmak. Düşmek. Bitmek. Söylemek.

Out : Meydana çıkmak. Dışarı. Nakavt etmek. Dışarıda. Dışarı atmak. Kendini belli etmek. Kovmak. Yanmak. Çıkarmak. Ortaya çıkmak.

Of : -den. Karşı. İle ilgili. -in. In. Yüzünden. -nın. -li. Den. -den övünerek bahsetmek.

Drop out of school : Okulu bıraktı. Okuldan ayrılmak. Eğitimini bıraktı. Artık okula gitmedi.

Drop out : Okulu bırakmak. Ayrılmak. Okula devam etmemek. Ayrılmak (üyelikten). Bırakmak (okulu). Üyelikten ayrılmak. Bırakmak. Çıkmak. Okuldan ayrılmak. Kaydını sildirmek.

 

Out of agenda : Gündem dışı.

Out of : -siz. -den uzak. -den yapılmış. -den dışarı. Arasından. -dan. Dışında. -sız. -in dışında. Dışına.

Out of band radiation : Bant dışı ışınım.

Image drop out : Bir yayında herhangi bir nedenden ötürü resim alınamaması. Resim kesilmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Out of commission : Çalışamaz durumda. Hizmet dışı. Kullanılmaz durumda. Görev yapamaz durumda. Kötü durumda. Bozuk.

İngilizce Drop out of Türkçe anlamı, Drop out of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drop out of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arise from : Kalkmak. İleri gelmek. Meydana gelmek. -den doğmak. -den kalkmak. -den meydana gelmek. -den çıkmak. Kaynaklanmak. Neşet etmek.

Blows : Patlatmak. Dalgalandırmak. Nefes vermek. Dalgalanmak. Büyütmek. Patlamak. Blow (üflemek). Filizlenmek. Üflemek.

Bump up : Artırmak. Yükseltmek. Fırlamak. Yükselmek. Artmak.

Breaking out : Patlak vermek.

Ascends : Ağmak. Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Artmak. Tahta çıkmak. Yükselmek. Tırmanmak. Çıkmak (tahta).

Ascend : Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yükselmek. Yukarı çıkmak. Ağmak. Tahta çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Ziyadeleşmek.

Broken through : Doğmak. Görünmek. Yarıp geçmek.

Break through : Sökmek. Doğmak. Engeli geçmek. Ortaya çıkmak. İlerleme kaydetmek. Yarıp geçmek. Atılım yapmak. Zorla geçmek. Üstesinden gelmek.

Climbs : Aşama kaydetmek. Tırmanmak. Güçlükle çıkmak. Tırmanma. Sarılarak tırmanmak. Tırmanış. Yokuş. Yükselmek.

Come of : Sebeplenmek. -den gelmek. Ortaya çıkmak.

Drop out of synonyms : climbed, ascended, come about, break out, climb, absent oneself.