Drummed türkçesi Drummed nedir

  • Davul çalmak.
  • Parmaklarıyla tempo tutmak.
  • Tekrar ede ede öğretmek.
  • Tamburlu.

Drummed ile ilgili cümleler

English: Ali drummed his fingers on the table nervously.
Turkish: Ali sinirle masanın üstünde parmaklarıyla davul çaldı.

English: She drummed her fingers on the table.
Turkish: O parmaklarıyla masada tempo tuttu.

English: Ali drummed his fingers on the table.
Turkish: Ali masada parmaklarıyla tempo tuttu.

Drummed ingilizcede ne demek, Drummed nerede nasıl kullanılır?

Drummer : Gezginci ticaret görevlisi. Baterist. Davulcu. Davul veya trampet çalıcısı. Seyyar satıcı. Trampetçi. Pazarlamacı.

Drummers : Seyyar satıcı. Trampetçi. Gezginci ticaret görevlisi. Baterist. Davul veya trampet çalıcısı. Davulcu. Pazarlamacı.

Kettledrummer : Timbal çalan kimse.

Drumming : Gürültü. Davul çalma.

Drum armature : Tamburlu dinamo armatürü. Dinamo endüvisi.

Drum drier : Döner kurutucu. Silindirli kurutucu. Tamburlu kurutucu.

Drum out of : Yuhalayarak kovmak. Teneke çalmak.

Drum filter : Tambur süzgeç. Tambur filter. Tambur filtre. Silindir gövdeli filtre. Elyaf geri kazanma eleği. Tambur elek.

Drum major : Tambur majör. Mızıka şefi. Askeri bando şefi.

Drum court martial : Harp divanı.

İngilizce Drummed Türkçe anlamı, Drummed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drummed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Beat the drum : Bir fikrin veya şahsın reklamını yapmak. Gürültülü propaganda yapmak. Şakşakçılık yapmak. Heveslice desteklemek. Birisini desteklemek. Reklamını yapmak. Şevkle veya heyecanla tanıtımını yapmak. Propagandasını yapmak. (bir şeyi veya birisini) övmek. Gönülden desteklemek.

Inebriated : Sarhoş olmuş. Sarhoş. Kendinden geçmiş.

Drunk : Kafayı bulmuş. Sarhoşluk. Alkollü. Sarhoş. İçkili. Esrik. Mest olmuş. Mest. Kendinden geçmiş. İçki alemi.

Membrane : İnce zar. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran. Kaplama. Çeper. Geçirimsiz ya da yarıgeçirgen duvar, ayırma perdesi. Gışa. Diyafram. Örtenek. Zar. Membran.

Drum : Çağırmak. Dom. Davul şeklinde şey. Davul sesi çıkartmak. Kasnak. Sınava çalışmak. Bk. mıknatıslı davul. Çok çalışmak. İneklemek.

Intoxicated : Sarhoş. Kendinden geçmiş. Alkollü. Mest.

Tympan : Baskı mumlu bezi. Alın (kapı, pencere).

Drums : Bateri.

Doped : Üstesinden gelmek. Çirişlemek. Uyarıcı vermek. Çözüm bulmak. Doping yapmak. Önceden kestirmek. Uyuşturucu vermek. Verniklemek. Tahmin etmek. Katkılanık.

Narcotized : Narkotize. İlaçla uyutmak. Narkoz vermek. İlaçla uyuşturmak. Uyuşturmak. Uyutmak.

Drummed synonyms : narcotised, membranophone, head.

Drummed zıt anlamlı kelimeler, Drummed kelime anlamı

Sober : Durgunlaştırmak. Sade. Ölçülü. Ayık. Dizginlemek. Ayıltmak. Gösterişsiz. İçkide aşırıya kaçmayan. Akla yatkın. Aklını başına getirmek.

Real : Gerçekten. Cidden. Real (finlandiya terimi). Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Asıl. Harbi. Samimi. Sahiden. Hakiki. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum).