Ducker türkçesi Ducker nedir
- (suda sektirilen) taş.
- Görmemezlikten gelen kişi.
Ducker ingilizcede ne demek, Ducker nerede nasıl kullanılır?
Duckers : Görmemezlikten gelen kişi. (suda sektirilen) taş.
Ducked : Ördek. Sesi kısmak. Batmak. Sinmek. Başını eğerek savuşturmak. Eğilmek. Kaytarmak. Sıvışmak. Daldırıp çıkarmak. Dalmak.
Ducket : Piyango bileti. Bilet. Sendika üyelik kartı.
Duck bill : Gagası ördeğin gagasına benzeyen bir avustralya memelisi. Dakbil. Ördek gagası. Ördekgagası.
Duck board : Suya basmamak için döşenmiş tahta.
Duck hepatitis : Ördek hepatitisi. Genç ördek palazlarında, bir enterovirüs tarafından oluşturulan, karaciğerde nekroz, yangı ve kanamayla belirgin ve kısa sürede ölüme neden olan viral hastalık.
Duck septicemia : Ördek septisemisi. Riemerella anatipestifer enfeksiyonu.
Duck soup : Çok kolay. Kolay iş. Yapması çok kolay şey. Çocuk oyuncağı. (argo) çok kolay iş. Çok kolay iş.
Duck hawk : Gezginci doğan. Bayağı doğan. Güvercin doğanı. Gök doğan. Gökdoğan.
Duck shot : Ördek saçması.
İngilizce Ducker Türkçe anlamı, Ducker eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ducker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cabinet : Kabine. Televizyon veya teyp bölmesi. Ses dalgaları üzerinde mekanik olarak yükseltme ve filtreleme görevlerini yerine getiren ayrıca hoparlörü taşıyan ve koruyan bölüm. Küçük oda. Dolap. Çekmeceli dolap. Kabin. Kartvizitten büyükçe fotoğraf. Dolap (camlı ve raflı). Vitrinli dolap.
Lazaretto : Kumanyalık. Karantina istasyonu. Karantina yeri. Lazaret. Erzak ambarı. Cüzzam hastanesi. Gemi ambarı. Fakir hastanesi. Cüzzamlı fakir insanlar için devlet hastanesi.
Crisp : Gevretmek. Kıvrılmak. Kırışmak. Gevrek. Gevrekleştirmek. Hışırdatmak. Canlı. Kıvırcık. Gıcır gıcır. Dalgalandırmak.
Crease : Kat. Buruşturmak. Kırışmak. Pot. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Kırışıklık. Pli. Buruşukluk. Buruşmak. Kırıştırmak.
Knit : Örgü örmek. Kaynaşmak. Örgü. Düğümle birleştirmek. Örmek. Birleşmek. Sıkı ve sağlam bir şekilde bağlanmak. Dokumak. Çatmak (kaşları). Düğümle bağlamak.
Scrunch : Ezmek. Çatırdatmak. Sığıştırmak. Çatır çutur yemek. Çıtırdamak. Sığışmak. Hışırdatmak. Kırışmak. Buruşmak. Çömelmek.
Locker room : Sporcuların elbiselerini bıraktığı dolaplı oda. Dolaplı sporcu odası. Soyunma giyinme odası. Soyunma odası.
Rumple : Buruşmak. Darmadağın etmek. Kırışık. Örselemek. Karman çorman etmek. Dağıtmak. Buruşturmak. Karmakarışık etmek. Kırıştırmak. Karıştırmak (saçı).
Crumple : Örselemek. Çökmek. Devirmek. Buruşmak. Buruşturmak. Çökertmek. Örselenmek. Düşmek. Kırıştırmak. Kırışmak.
Ducker synonyms : ruckle, glory hole, storage locker, duckers, crinkle, cockle, draw, scrunch up, wrinkle, compartment.
Ducker zıt anlamlı kelimeler, Ducker kelime anlamı
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak.
Diving duck : Ördek türü. Dalgıç ördek.
Ducker antonyms : dabbling duck.
Ducker ingilizce tanımı, definition of Ducker
Ducker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A diver. One who, or that which, ducks. A plunger.

Bu kısımda Ducker kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ducker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ducker anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ducker ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.