Duping türkçesi Duping nedir

Duping ingilizcede ne demek, Duping nerede nasıl kullanılır?

Picture duping print : Çoğaltım negatifi elde etmek için hazırlanan pozitif eşlem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pozitif görüntü kopyası. Pozitif görüntü eşlemi.

Fine grain stock for duping : Henüz kullanılmamış mavi eşlem. Mavi eşlem (boş) filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Dupion : Dupiyon.

Dup : Özdeş. Duplicate (çift). Çift. Aynısının taklidi. Fotokopi. Kopya.

Dupable : Kandırılabilir.

Dupe print : Çoğaltım negatifinin öbür adı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çoğaltım eşlemi.

Dupe negative : Bir pozitiften basım yoluyla elde edilen negatif. Çoğaltım negatifi. Örnek kopyası. Negatif eşlem. Bir pozitiften basım yoluyla elde edilmiş negatif film; ana negatif dışındaki herhangi bir negatif. (bir başka negatif ya da pozitif elde etmekte kullanılır. çoğaltım eşlemi de denir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Dupers : Hile yapan. Hilekar. Dümenci. Kandıran kimse. Aldatan kişi. Gırgırcı. Aldatan.

Dupeable : Aldatılabilir.

Dupe : İşleme. Gırgır geçmek. Kandırmak. Kandırılan. Dolaba koymak. Hile yapmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Asıl eşlemle aynı özelikleri taşıyan yeni bir eşlemi tek işlemde elde etme; başka bir deyişle, bir pozitiften doğrudan doğruya bir pozitif, bir negatiften doğrudan doğruya bir negatif elde etme. eşlem'in karışıtı. (çoğaltımın bu çeşidinde en yalın işlem basımdır. negatif-pozitif işlemdeyse, bir ana pozitiften bir çoğaltım negatifi elde etme anlamına gelir. bu çoğaltım negatifi de bir ana negatiften sağlanmıştır. bu durumda, çoğaltımın ikinci anlamı, asıl kuşağın özelliklerini taşıyan yeni bir kuşağı iki işlemde elde etmektir). Üçkağıda getirmek. Aldatılan.

 

İngilizce Duping Türkçe anlamı, Duping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Duping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring into play : Kullanmaya başlamak. Çalıştırmak. Oyuna katmak. Kullanıma sokmak. Harekete geçirmek. Aktifleştirmek. (topu) oyuna sokmak. Çalıştırmaya başlamak.

Hoaxes : Kafaya almak. Hile. Aldatmak. İşletme. Kafese koyma. Muziplik. Sazanlama. Oyun.

Befooling : Aptal yerine koymak. Aldatma. Aldanış.

Calibration : Ekonomi, fizik, uzay, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir aygıtın ölçüme yaraması için belli birimler cinsinden bölmelere ayrılması. Bir ölçü aracının gösterdiği değerleri, ölçek olarak kabul edilen ya da doğruluğuna güvenilen başka bir araca göre düzenleme. Ölçü işareti. Kalibrasyon. Bölmelendirme. Bir ölçme aletini doğru bir biçimde işlem yapabilmesi için bir veya daha fazla standarda göre kontrol etme. bir ölçü cetveline derecelendirme uygulama. Bölmelendirim. Bir ölçüm aygıtını amaca uygun olarak derecelendirme. bir ölçmede yapılan yanılgı sınırlarını saptama. Ölçüleme.

 

Bamboozle : Şaşırtmak. Üçkağıda getirmek. Kazıklamak. Yamuk yapmak. Aldatmak. Kafeslemek.

Standardization : Standartlaştırma. Titrasyon (kimya terimi). Bir şeyin veya etkinliğin belli kurallar çerçevesinde tek bir yöntem veya biçimde düzenlenmesi. Titrasyon (kimya). Ayarlama. Tek tipleştirme. Eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ölçünleştirim. Standardizasyon. Tek tip yapma.

Control : Düzenlemek. Denetim. Kukla çatalı. İdare etmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kontrol altında tutmak. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi.

Hoaxing : Oyun. Sazanlama. Oyun etmek. Muziplik. Sazanlamak. Kafaya almak. Hile. Aldatmak.

Cods : Sazanlamak. Mezgitgiller. Teslimatta ödemeli. Morina (balığı). Morina. Dalga geçmek. Morina balığ. Ödemeli. Morina balığı.

Judgment : Yargılama. Kanı. Karar. Hüküm. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar. Düşünce. Doğru düşünüp karar verme yetisi. Yargı. Görüş.

Duping synonyms : bait, dupe, hoax, arguing, baited, actuate, opinion, judicial decision, codding, duped, standardisation, bamboozles, hoaxed, suffocation, bilk, actuates, make fun of, bamboozling, beguile, argued, actuating, befooled, made fun of, actuated, judgement, make fun, fatwa, cod, argues, dupes, beguiles, argue, befools.

Duping zıt anlamlı kelimeler, Duping kelime anlamı

Closed : Donmuş. Örtük. Yumuk. Kapanık. Basına kapalı. Kapatılmış. Bloke edilmiş. Kapalı. Kapanmış.

Nascent : Yeni doğmuş. Açığa çıkan. Doğan. Vücuda gelmiş. Gelişmeye başlayan. Olgunlaşmamış. Başlangıç. Oluşmaya başlayan. Nasent. Yeni oluşan.