Dusty türkçesi Dusty nedir

Dusty ile ilgili cümleler

English: It's so dusty.
Turkish: Çok tozlu.

English: The furniture was dusty.
Turkish: Mobilyalar tozluydu.

English: It's very dusty in here.
Turkish: Burası çok tozlu.

English: The garage is dusty.
Turkish: Garaj tozlu.

English: It is dusty.
Turkish: Hava tozlu.

Dusty ingilizcede ne demek, Dusty nerede nasıl kullanılır?

Becoming dusty : Tozlanma. Toz ile kaplanma. Tozlu hale gelme.

Dust and ashes : Üzüntü. Acı. Keder. Yas. Matem.

Dust arrester : Toz toplayıcı.

Dust bag : Toz torbası. Elektrikli süpürge toz torbası.

Dust bin : Çöp tenekesi (britanya). Çöp kutusu.

Dust coal : Toz kömür.

Dust collector : Toz kolektörü. Toz toplayıcı.

Dust cart : Çöp arabası.

Dust cells : Solukla içeri giren toz ya da mikroorganizma gibi yabancı maddeleri fagosite ederek vücudu koruyan akciğerdeki sabit makrofajlar. alveolar fagosit. Toz hücreleri.

Dust core : Toz çekirdek.

İngilizce Dusty Türkçe anlamı, Dusty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dusty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloudier : Dumanlı. Muğlak. Gölgeli. Hareli. Kapalı. Açık olmayan. Kapanık. Damarlı (ağaç). Töhmet altında.

 

Dullest : Soluk. En soluk olanı. En ruhsuz olanı. En anlayışsız olanı. Sersem. Kalın kafalı. Fersiz. Mat. Ağır.

Boring : Boğucu. Bıktıran. Bıktırıcı. Bayıcı. Tuzsuz. Can sıkıcı. Sondaj. Usandırıcı. Delik.

Dry : Kavurmak. Kart. Çorak. Kurak. Susamış. Sek. Susatıcı. İçki karşıtı. Kurumak.

Anemic : Durgun. Kansız, soluk, anemiyle belirgin, anemiden etkilenen veya anemiye ait olan. Şevksiz. Beti benzi kaçmış. Anemik. Mecalsiz. Sönük. Kansız.

Abiotic : Yaşamdışı. Biyolojik olmayan. Abyotik. Çevredeki su ve toprak gibi cansız maddeler. Yaşamayan. İnorganik. Abiyotik. Canlılık göstermeyen, cansız.

Abstract : Kafasını meşgul etmek. Özetlemek. Aşırmak. Ayırmak. Çıkarmak. Özet çıkarmak. Genel. Soyutlamak. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet.

Dried : Kurutma. Kurumuş. Kurutulmuş. Gıda maddesinin içerdiği suyun, kontrollü koşullarda buharlaştırılması işlemi.

Blocker : Bloke eden şey. Önleyen şey. Blok oyuncusu. Tutucu. Engelleyici. Önleyici. Blok yapan oyuncu. Bloke edici. Blokör. Tutan şey.

Burdensome : Yük olan. Taşınması zor. Ağır. Külfetli. Sıkıntı verici.

Dusty synonyms : dust covered, chippies, dunnages, cold, anaemic, borderline, foulest, graceless, drying, pulverous, beastliest, gaunt, apathetical, deadpans, boeotian, dreary, unoriginal, mote, beastly, poudre, covered, abiotrophic, corky, stale, dustiest, dryer, delphian, eldritch, cloudiest, abiosis, granulated, bloodless, dust.

 

Dusty zıt anlamlı kelimeler, Dusty kelime anlamı

Original : Orijinal. Özgün canlı. Asıl. Özgün. Kaynak. El değmemiş. Organizatör. Bir şeyin ilk biçimi. İlk. Asıl metin.

Bare : Çıkarmak. Süssüz. Gözle görülür hale getirmek. Soymak. Tamtakır. Açılmak. Açık. Çıplak. Açığa çıkartmak. Açığa vurmak.

Dusty ingilizce tanımı, definition of Dusty

Dusty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Filled, covered, or sprinkled with dust. Clouded with dust. As, a dusty table. Also, reducing to dust.