Economic development strategy türkçesi Economic development strategy nedir

  • Kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla belirlenen ereklere ve bunlara ulaşmak için gerekli iktisadi, sosyal, kültürel politika ve yöntemleri gösteren yol haritası.
  • Kalkınma stratejisi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Economic development strategy ingilizcede ne demek, Economic development strategy nerede nasıl kullanılır?

Economic : Ekonomiyle ilgili. İktisadı. Tutumlu. İdareli. İktisadi. Hesaplı. Ekonomik.

Development : Developman. Gelişme. Düzenleyim. Açınma. Canlının vücut yapısının ve şeklinin çeşitli görevleri yapabilecek biçimde değişikliğe uğraması, farklılaşması. Gelişim. Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler, ontogeni. İmara açma. Geliştirim. Kalkınma.

Strategy : Strateji. Kurnazlık. Gengüdum. Savaş bilimi. Yol yordam. Sevkülceyş. Bir araştırmayı son amacına ulaştırmak üzere saptanan ve her aşamada izlenecek yolu gösteren uzun erekli tasarım. Gengüdüm. Taktik.

Economic development : Ekonomide gerçekleşen büyüme. Ekonomik ilerleme. Ulusun tutumlu ve çok üretici olması, tüketimlerini mal değişimine konu yapabilmesi ve sonuç olarak yaşam düzeyini, yoğaltım gücünü yükseltmesi çaba ve görünümü. İktisadi gelişme. Ekonomik kalkınma. Ekonomik gelişme.

 

Economic development foundation : İktisadi kalkınma vakfı. Avrupa birliği ve türkiye ile avrupa birliği ilişkilerindeki gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirmek, özel kesimin kamu kesimi ve avrupa birliği ile ilişkilerindeki  eşgüdümü sağlamak amacıyla istanbul ticaret odası ve istanbul sanayi odası’nın ortak girişimiyle 1965 yılında kurulan vakıf.

Development strategy : Kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla belirlenen ereklere ve bunlara ulaşmak için gerekli iktisadi, sosyal, kültürel politika ve yöntemleri gösteren yol haritası. Kalkınma stratejisi.

Economic development programs : Ülke içindeki bir yerleşim birimine veya ülkenin bütününe yönelik izlenecek iktisadi, sosyal ve kültürel politikalar bütünü. bk. yıllık program. Kalkınma programları.

Law of economic development : Ekonomik gelişme yasası. Marksist yaklaşıma göre; üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki uyumun ekonomiyi geliştirdiği, uyumsuzluk olması durumunda, yani üretim ilişkilerinin üretici güçlerin gelişmesinin önünü tıkadığında, uyumun yeniden sağlanabilmesi için üretici güçlerine uygun yeni üretim ilişkilerinin ortaya çıktığını ifade eden yasa.

İngilizce Economic development strategy Türkçe anlamı, Economic development strategy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Economic development strategy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Economic development strategy synonyms : a type mutual funds, a change in demand, abnormal budget expenditures, a group shares, development strategy, a change in individual demand, abolition of forced labour convention.