Economizes türkçesi Economizes nedir

  • Kısmak.
  • İktisat yaparak idare etmek.
  • İdareli kullanmak.
  • Ekonomi yapmak.
  • Kullanmak.
  • İdareli sarf etmek.
  • Masrafı kısmak.
  • Artırmak.
  • İdare etmek.
  • Tasarruf etmek.
  • Masrafları kısmak.

Economizes ingilizcede ne demek, Economizes nerede nasıl kullanılır?

Economize : İdare etmek. Masrafları kısmak. Masrafı kısmak. Kullanmak. İdareli kullanmak. Artırmak. İdareli harcamak. İdareli sarf etmek. İktisat yaparak idare etmek. Ekonomi yapmak.

Economized : İhtiyatlı kullanılmış. İdareli kullanmak. Artırmak. Ekonomi yapmak. İdareli sarf edilmiş. İdareli harcanmış. İdareli kullanılmış. Kısılmış. Kısmak.

Economizer : Tutumlu. Isı alıcı. Tutumlayıcı. Kazandırıcı. Ekonomizer. Ekonomizör. Tutumlu kimse. Ön ısıtıcı.

Economizers : Ekonomizör. Kazandırıcı. Isı alıcı. Tutumlayıcı. Ekonomizer. Tutumlu kimse. Tutumlu. Ön ısıtıcı.

Economization : Tasarruf etme.

Economic activities : İnsanların ekonomik mal ve görevleri yaptırma ve bu çalışmalar nedeniyle işletmeleri geliştirme işlemleri. Ekonomik faaliyetler. Ekonomik eylemler.

Economic analysis : Karmaşık iktisadi olayların, basitleştirici varsayımlardan hareketle modeller kurularak, neden ve sonuç ilişkilerinin çözümlenmesi. İktisadi çözümleme. Ekonomik analiz.

Economic and financial affairs council : Ab ekonomi ve maliye bakanları konseyi.

 

Economic : İdareli. Hesaplı. Ekonomik. Ekonomiyle ilgili. İktisadi. Tutumlu. İktisadı.

Economic and monetary union : Üyeler arasındaki ticarette tüm engellerin kaldırılarak üçüncü ülkelere karşı ortak bir ticaret politikasının uygulandığı, emek ve sermayenin serbest dolaşımının sağlandığı; para, maliye ve vergi politikalarının uyumlaştırıldığı ve ortak tek bir paranın kullanıldığı iktisadi bütünleşmenin en ileri aşaması. krş. gümrük birliği, ortak pazar, tercihli ticaret anlaşması, serbest ticaret bölgesi. İktisadi birlik. Ekonomik ve parasal birlik.

İngilizce Economizes Türkçe anlamı, Economizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Economizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Axe : Atmak. Kısma. İptal etmek. Çalgı. Baltalamak. Azaltmak. Kovmak. Balta ile kesmek. Sepetlemek.

Be sparing of : Tutumlu olmak.

Econometrics : Ekonomi sürecini istatiksel ve matematiksel yöntemlerle inceleme metodu (matematiksel modeller kurma). Geçimölçüm. İktisadi olaylar arasındaki ilişkileri matematiksel fonksiyonlara dönüştürerek istatistik yöntemleriyle tahmin ve değerlendirme yapan iktisat, matematik ve istatistiğin bileşiminden oluşan bilim dalı. Ölçümlü ekonomi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Ekonomik bağlantıları sayışıma dayalı eşitlikler biçiminde belirten ekonomi dalı. Ekonometri. Geçimbilimsel ekonomik ilişkileri sayımsal eşitlik ve işlemlerle dile getiren bilgi dalı.

Apply : Koymak. Yapıştırmak (bant). Sürmek (merhem vb'ni). Müracaat etmek. Özen göstermek. İlgili olmak. Aletleri kullanmak. Uğraştırmak. Çaba göstermek. Etkili olmak.

 

Aggrandized : Çoğaltılmış. Büyütülmüş. Yüceltmek. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandised). Çoğaltmak. Abartmak. Abartılmış. Büyütmek.

Axing : Baltayla budamak. Kovmak. Balta. Baltalamak. Enstrüman. Balta ile kesmek. İptal etmek. Sepetlemek. Azaltmak.

Harvest : Ekin toplama. Hasat. Ürün. Mahsül. Saklamak. Tarım kesiminde bir üretim döneminde üretilen ürün miktarı. Hasat kaldırmak. Rekolte. Hasat etmek. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak.

Add : Uzatmak. Toplamak. Katmak. Neticelenmek. Ekleme. Bindir. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Toplamını almak. Karıştırmak. İlave etmek.

Boil down : Kaynatarak azaltmak. Özüne indirgemek. Özü kalana kadar kaynamak. Kaynatıp özünü çıkarmak. Özetlemek. Kaynayarak suyunu çekmek. Suyunu çekmek. Kısaltmak. Kısa kesmek.

Administered : Yönetmek. Yönetilen. Hizmet etmek. Ettirmek. Yönetilmiş. Vermek (ilaç, ceza vb). Uygulamak. Verdirmek. İdare edilmiş.

Economizes synonyms : aggrandizing, check, dispose, tighten the purse strings, amplifies, augments, dispose of, disposes, adhibit, appropriating, administers, draw upon, scamped, abridge, supply side economics, augment, economic theory, conserve, cut back, appropriates, save up, bid up, bestriding, appropriate, economising, social science, harvested, administer, applies, microeconomics, be sufficient, husband, macroeconomics.

Economizes zıt anlamlı kelimeler, Economizes kelime anlamı

Waste : Çorak. Telef. Artık. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Kullanılmış. Boş. Sıkıcı. Güçten düşürmek. Zayıflamak. Savurganlık.