Edges of crystal türkçesi Edges of crystal nedir
- Kristal kenarları.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Bir kristalin üstündeki iki yüzeyin kesişmesiyle oluşan kenarlar.
Edges of crystal ingilizcede ne demek, Edges of crystal nerede nasıl kullanılır?
Edges : Yavaş yavaş ilerletmek. Kenar yapmak. Sokulmak. Keskinleştirmek. Yan yan gitmek.
Of : -in. Li. Den. Hakkında. Yüzünden. Karşı. Nin. -den. -nin. -nın.
Crystal : Parlak. Basınç elektriği aygıtı. Kesme cam. Şeffaf. Saat camı. Kristal. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. İriölçekte, düzgün geometrik biçimlerle büyüyüp belirli düzlemler boyunca kırılan, ufakölçekte ise düzgün bir özdecik dizilimi gösteren katı yapı. Belirli bir uzambilgisel biçim altında katılaşmış özdek. miniölçekte, katıyı oluşturan özdecikler ve öğecikler çok uyumlu bir düzenlenim içinde sıralanırlar. Buzsul.
Corners of crystal : Bir kristal üstündeki en az üç kenarın kesişmesiyle oluşan köşeler. Kristale ait köşeler. Kristal köşeleri.
Water of crystallization : Kristalleşme veya billurlaşma suyu. Kristalleşme suyu.
İngilizce Edges of crystal Türkçe anlamı, Edges of crystal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Edges of crystal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.
Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi.
Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.
After shock : Artçı şok. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).
Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.
Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç.
Abyss : Cehennem. Dibi olmayan çukur. Boşluk. Abis. Tamu. Hufre. Uçurum. Derinlik. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.
Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.
Adventive cone : İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi. Parazitik koni. Ek koni.
Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.
Edges of crystal synonyms : advance of aglacier, absolute age, aggregats, adjacent rock, acid fumarole, absolute chronology.

Bu kısımda Edges of crystal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Edges of crystal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Edges of crystal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Edges of crystal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.