Eftik etmek nedir, Eftik etmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
[Bakınız: eftiklemek].
Zaman geçirmek, oyalanmak, eğlenmek.
Uğraşmak, çabalamak.
Eftik etmek anlamı, tanımı
Eftik : Zaman geçirmek için ufak bir işle uğraşma, eğlenme. Değersiz, kazançsız uğraşı. Can sıkıntısı ile durup düşünmek. Acele, telâş. Herhangi bir koyuna emdirilen öksüz kuzu
Etme : Etmek işi.
Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
Eftiklemek : Zaman geçirmek, oyalanmak, eğlenmek. Telâşlanmak, acele etmek. Azıcık korkmak, heyecanlanmak, heyecandan kıvranmak. Herhangi bir iş için meraklanmak, endişelenmek. Uğraşmak, çabalamak. İncelemek, ince eleyip sık dokumak.
Oyalanmak : Oyalama işine konu olmak. Vakit geçirmek. Boşuna zaman harcamak. Beklemek.
Çabalamak : Güç bir durumdan kurtulmaya uğraşmak. Bir işi başarmak için uğraşmak, gayret etmek.
Uğraşmak : Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Birine kötü davranmak. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Savaşmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek.
Oyalanma : Oyalanmak işi.
Geçirmek : Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
Çabalama : Çabalamak işi.
Eğlenmek : Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.
Eğlenme : Eğlenmek işi. Oyalanma. Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme.
Geçirme : Geçirmek işi.
Uğraşma : Uğraşmak işi.
Çabala : Böreğe konulan bir çeşit ot. Hatay şehri, Yayladağı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Eğlen : Kahramanmaraş ilinde, Narlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.
Diğer dillerde Efsanebilim anlamı nedir?
İngilizce'de Efsanebilim ne demek ? : mythology

Bu kısımda Eftik etmek nedir? Eftik etmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eftik etmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eftik etmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.