Egg capsule türkçesi Egg capsule nedir

  • Yumurta kapsülü.
  • Sestodlarda uterus bulunmadığı durumlarda bir veya daha fazla sayıda yumurta içeren yapı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Egg capsule ingilizcede ne demek, Egg capsule nerede nasıl kullanılır?

Egg : Yumurta. Dürtmek. Taslak. Tahrik etmek. Torpido. Yumurta atmak. Bomba. Damarına basmak. Kışkırtmak. Eşek şakası.

Capsule : Kapsül içine kapatmak. Kapak. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf. Kapsül içine almak. Çanak. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlaçların istenmeyen tat ve kokularının önlenmesi amacıyla silindirik biçimde hazırlanan, tek veya iç içe geçebilen iki kısımdan oluşmuş jelatin kap. kapsüller mide asidinden etkilenmemeleri için bağırsak kaplamalı veya enzimlerden etkilenmemeleri için keratin kaplamalı olarak da hazırlanabilirler. sitoplazmik zar tarafından oluşturulan, polisakkarite benzer yapıda, çoğu kez fagositozdan korunmada etkili ve dolayısıyla bakterinin patojenitesini artıran, bakteriyi kuru hava koşulları, litik enzimler gibi dış etkenlerden de koruyan bir oluşum. gıda ve yem maddelerinin rutubetini saptamada kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, cam veya porselenden yapılmış kap. Tohum zarfı. Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı. Kapsül.

 

Egg albumin : Kanatlı yumurtalarının akı içerisinde bulunan albümin. Yumurta albümini.

Egg and poultry industry : Kümes hayvanları ve yumurta endüstrisi.

Egg bearing season : Yumurtalı dönem. Dişi balığın yıl içerisinde yumurta taşıdığı süreç.

Egg brandy : Şeker ve sütten yapılan bir içki. Yumurta likörü.

Egg beater : Yumurta çırpıcısı. Yumurta çırpma aleti.

İngilizce Egg capsule Türkçe anlamı, Egg capsule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Egg capsule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.

Abdomen : Karnın altı. Karın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın.

 

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Egg capsule synonyms : a band, abdominal palpation, abamectin, a c syndrom, abaxial, abdominal fat necrosis.