Egmecek nedir, Egmecek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağaç dallarını eğmek için kullanılan ucu eğri sırık.

Egmecek anlamı, tanımı

Egmece : Dağın aşağıya doğru sarkmış kısmı

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Eğmek : Düz olan bir şeyi eğik duruma getirmek. Sert bir cismi bükmek.

Sırık : Değnekten uzun ve kalınca ağaç.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Eğme : Eğmek işi.

Eğri : Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Ucu : Yankesici, usta hırsız.

Diğer dillerde Egesyon anlamı nedir?

İngilizce'de Egesyon ne demek ? : egetion