Ejective türkçesi Ejective nedir

  • Gırtlak duraklı.
  • Püskürtülebilen.
  • Çıkartılabilen.
  • Kovulabilen.
  • Boşaltılabilen.
  • Fışkırtılabilen.
  • Defedilebilen.
  • Atılabilen.
  • Dışarı atılabilen.
  • Fırlayabilen.

Ejective ingilizcede ne demek, Ejective nerede nasıl kullanılır?

Ejectives : Çıkartılabilen. Kovulabilen. Püskürtülebilen. Dışarı atılabilen. Boşaltılabilen. Defedilebilen. Fırlayabilen. Gırtlak duraklı. Atılabilen. Fışkırtılabilen.

Ejecting : Çıkartma. Kovmak. Çıkarmak. Fırlatmak. Atmak. Atma. Uçaktan atlamak. Defetme. Kovma. Fışkırtma.

Ejection : Çıkan şey. Atma. Ejeksiyon. Çıkarma. Kovma. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması. Tahliye. Dışarı atma. Salgı. Püskürme.

Ejection period : Kalpte karıncık sisitolü sırasında karıncık içi basıncın semilunar kapakların basıncını yendiği ve kalpten damarlara kanın fırlatıldığı evre. bu evrede kalbin kasılması izotoniktir. hızlı ve yavaş fırlatma diye iki evreye ayrılır. Fırlatma evresi.

Ejection seat : Fırlatma sandalyesi. Acil fırlatma koltuğu. Fırlatabilen iskemle. Fırlatma koltuğu.

Dejection : Kaka. Keder. Neşesizlik. Hüzün. Keyifsizlik. Büyük aptes. Dejeksiyon. Bok. Üzüntü. Moral bozukluğu.

Ejections : Dışarı atma. Atma. Fışkırtma. Tahliye. Fırlama. Püskürme. Kovma. Çıkan şey. Ejeksiyon. Çıkarma.

 

Clutter rejection : Parazit yansımaları bastırma.

Acceptance rejection sampling : Kabul-ret örneklemesi.

Automatic moisture rejection valve : Basınçlı hava ile çalışan dizgelerde yoğuşarak biriken suyu kendi kendine atan kapaç. Özdevinimli su atma kapacı.

İngilizce Ejective Türkçe anlamı, Ejective eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ejective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thing : Eşya. Nesne. Gerekli şey. Mevcudiyet. Kimse. Konu. Obje. Giysi. Olay. Yaratık.

Rough and ready : Hazırlık yapmadan hızlıca. Pratik. Kayıtsız. Yarım yamalak. Kaba ama iş görür. İşe yarar. Aşağı yukarı. Basit ve rahatsız. Yasak savar. Vasat ama işe yarar.

Aim : Hedef. Nişan almak. Gaye. Hedef almak. Bir iş yapılırken, bir eyleme geçilirken varılmak istenilen son. eğitim etkinliklerine yön veren, öğrencilere kazandırılması istenilen davranımların oluşumunda hep göz önünde tutulan ve önceden düşünülen sonuç. Amaç. Erek. Hedef alma. Bir edim, işlem ya da sürecin yöneldiği ve gerçekleştirmek istediği sonuç.

Potent : Cinsel gücü yüksek. İkna edici. Salahiyetli. Nüfuzlu. Kuvvetli. Etkili. İktidarlı. İnandırıcı. Potansiyele sahip. Yetkili.

Effectual : Müessir. Etkili. Etkileyici. Geçerli. Yeterli. İstenilen sonucu veren. Etkin. Tesirli. İstenen sonucu veren.

Strong : Keskin. Kesif. Derinden gelen. Kuvvetli. Demir gibi. İradeli. Zorlu. Domuz gibi. Güçlü. Sağlam.

Goal : İdeal. Murat. Sayı. Hapishane. Gol. Erek. Kale. Amaç. Hedef.

Expellable : Sürgün edilebilir. Kovulabilir. Defedilebilir. Uzağa gönderilebilir. Sürülebilen. Dışarı çıkarılabilir. Tardedilebilen.

 

Ejectable : Dışarı boşaltılabilir. Dışarı çıkarılabilir. Dışarı atılabilir. Söyleyiverilen. Dışarı fışkırtılabilen. Dışarı fışkırtılabilir.

Effectivity : Kullanışlılık. Yeterlik. Fonksiyonellik. Geçerlilik. Yeterlilik. Verimlilik. Etkililik. İşlevsellik. Etkileyicilik. Uygunluk.

Ejective synonyms : elidible, eliminative, business, trenchant, grail, ejectives, end, stiff, efficacious, effectualness, target, point, hard hitting, impelling, powerful, object, telling, useful, efficient, utile, impressive, effectiveness, excisable, effectuality.

Ejective zıt anlamlı kelimeler, Ejective kelime anlamı

Inefficient : Tesirsiz. Liyakatsiz. Yetersiz. Verimsiz. Ehliyetsiz. Randımansız (iş yöntemi, makine vb). Savurgan. Müsrif. Zaman ve enerjiyi ekonomik bir şekilde kullanmayan. Etkisiz.

Impotent : Puluç. Bunak. Yetersiz. Etkisiz. Güçsüz. Kudretsiz. Etkisizlik. İktidarsız (erkek). Aciz. İktidarsız.

Ineffective : Geçersiz. Boş. Yeteneksiz. Etkisiz. Beceriksiz (yönetici veya işçi vb). Etkisi olmayan. Sonuçsuz. Tesirsiz. Yararsız. Faydasız.

Ejective antonyms : useless, powerless, ineffectiveness, incompetent.