Eked türkçesi Eked nedir

Eked ile ilgili cümleler

English: Ali peeked inside.
Turkish: Ali gizlice içeriye baktı.

English: Ali peeked inside the room.
Turkish: Ali odayı gözetledi.

English: Ali peeked into the box to see what was in it.
Turkish: Ali içinde ne olduğunu görmek için kutuya baktı.

English: Ali peeked in the window and saw Mary and John kissing.
Turkish: Ali pencereden gizlice bakıyordu ve Mary ve John'un öpüştüğünü gördü.

English: Ali peeked into the kitchen through the screen door.
Turkish: Ali tel örgülü kapıdan mutfağa baktı.

Eked ingilizcede ne demek, Eked nerede nasıl kullanılır?

Cheeked : Yanaklı.

Peeked : Dikizleme. Dikiz. Dikiz etmek. Gözetlemek. Göz atıvermek. Röntgenlemek. Röntgencilik. Röntgen. Gözetleme. Dikizlemek.

Reeked : Leş gibi kokmak. Tütmek. Buhar çıkarmak. Koku sinmek. Tütme. Pis kokmak. Kokmak. Buğulanmak. Kötü kokmak. Duman çıkarmak.

Shrieked : Feryat etmek. Acı acı bağırmak. Çığlık. Yırtınmak. Çığlık atmak. Haykırma. Haykırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Acı feryat.

Watersoeked : Islak. Sırsıklam.

Baedeker : Kılavuz. Yolculuk rehberi.

Eke out a living : Kıt kanaat geçinmek. Güçlükle geçinmek. Kıtı kıtına idare etmek.

Asylum seeker : Mülteci. Sığınacak yer arayan kişi. Sığınma isteyen kimse. Sığınmacı.

 

Are there special weekend rates : Özel hafta sonu tarifeleriniz var mı.

Eke : Hem de. Katlamak. Dahi. Artırmak. İkmal etmek. Eklemek.

İngilizce Eked Türkçe anlamı, Eked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandize : Büyütmek. Yüceltmek. Çoğaltmak. Abartmak.

One eyed : Sokur. Sadece bir gözü olan. Bir gözü kör olan. Tek gözlü.

Blue eyed : Mavi renkte gözleri olan. Mavi gözlü.

Eke : Hem de.

Replenish : Yenilemek. Yeniden doldurmak. Tekrar dolmak. Tekrar doldurmak. Takviye etmek (yakıt veya yağ). Doldurmak. İkmal yapmak. Türü azalmış canlıları türetmek. Tazelemek.

Draped : Dökülmek. Dökümlü olmak. Kumaşla süslemek. Asmak. Kumaşla örtmek. Sarkmak. Kumaş kaplanmış. Kıvırmak.

Also : De. Hem de. Yine. Üstelik. Yanısıra. Da. Aynı zamanda. Diğer bir yandan. Hem. Keza.

Collapse : Portatif olmak. İçgüçlerin etkisiyle, yerkabuğunun bir bölümünün asal durumunu yitirerek alçalması. Bozulmak. Kollabe. Çökertme. Açılır kapanır olmak (iskemle veya masa). Ciğerlerine hava gitmemek. Başarısızlığa uğramak. Çökertmek.

Crimp : Engellemek. Askere almak. Zorla askere almak. Engel. Dalga. Yapağı lifinin doğal dalgası. Asker toplamak. Durdurmak.

Boomed : Gürlemek. Uğuldamak. Hızla artmak (ticaret). Gümlemek. Çıkış yapmak. Güm etmek. Yıldızı parlamak. Gümbürtü. Geliştirmek.

Eked synonyms : ox eyed, right eyed, round eyed, left eyed, keen eyed, purple eyed, crinkles, crimping, consummating, too, aggrandise, add on, annexing, saucer eyed, add, aggrandizing, crimps, augment, affix, sharp eyed, eyelike, likewise, prodigies, creases, aggrandizes, crinkling, geniuses, bends, drape, genius, skew eyed, bend, genie.

Eked zıt anlamlı kelimeler, Eked kelime anlamı

Eyeless : Göremeyen. Göz veya gözleri olmayan. Gözsüz. Kör.

Eked antonyms : unagitated.