El ele almak nedir, El ele almak ne demek

Teknik terim anlamı:

El ele yermek, el ele yapışmak.

El ele almak kısaca anlamı, tanımı

Ele : Şaşma bildirir ünlem. Böyle mi, doğru mu ?. [Bakınız: êhé]. Şaşma bildirir ünlem: Ele ne bu?. Öyle. Öyle, bk. öle. Öyle, bk. eyle, öle, ôyle

Alma : Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

Almak : Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

 

El : Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

El ele : Birbirinin elini tutarak.

Yapışmak : Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.

Yapışma : Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.

Yermek : Kötülüklerini söylemek, zemmetmek. Birinin veya bir şeyin kusurlarını ortaya koymak, hicvetmek, övmek karşıtı. Beğenmemek, hoşlanmamak, tiksinmek.

Yapış : Yapma işi.

Yerme : Yermek işi, zem.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde El duyurusu anlamı nedir?

İngilizce'de El duyurusu ne demek ? : advertisement