Elastin nedir, Elastin ne demek

Elastin; Veteriner, Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Ligamentlerde, kan damarı duvarında, eklemlerde bulunan ve elastik bağ dokusunun esas yapısını oluşturan glisin aminoasidinden zengin yapısal bir skleroprotein.

Biyoloji'deki anlamı:

Proelâstinden teşekkül eden, elâstik tellerin esas proteini.

Zooloji'deki anlamı:

Elâstik telleri yapan kimyasal madde.

Teknik terim anlamı:

Proelastinden oluşan elastik tellerin ana proteini.

Elastin hakkında bilgiler

Elastin fibroblast hücreleri tarafından üretilen yapısal bir proteindir. En çok bağ dokusunun hücrelerarası maddesinde yer almaktadır. Proteolizi yine fibroblastlar tarafından sağlanır. Elastin bulunduğu dokulara (Damarlar, deri, akciğerler ve diğer esnek dokular) esneklik (elastikiyet) sağlar. Bu esnekliğe karşı dengeyi sağlamak, yani dokunun yırtılmasını engellemek için aynı dokularda genel olarak kollajen molekülünde rastlanmaktadır. Elastin'in molekül ağırlığı yaklaşık 68 KDa'dir ve yaklaşık 750 amino asit kalıntısından oluşur. Bunların en başında alanin, prolin, glisin, gibi hidrofobik amino asitler bulunur, bu yüzden de elastinin diğer bir özelliği hidrofobik ve fibril protein olmasıdır. Daha az miktarda olmasına rağmen, lizin amino asiti proteinin yapısında büyük önem taşımaktadır. Dört lizin molekülü bir araya gelince ortaya çapraz desmozin bağı gelir. Lizin genellikle her elastin fibrili ucunda yer alır, bu da fibrilleri birbirlerine bağlar. Bu yüzden, elastin liziloksidaz enzimi tarafından parçalanabilir. Az miktarda hidroksiprolin bulundurur. Kollajen molekülünün aksine, elastin molekülü glikozilasyona uğramaz.

 

Elastin kısaca anlamı, tanımı

Elastinaz : Elastin proteinini hidroliz eden enzim

Molekül ağırlığı : Molekülü oluşturan tüm atomların ağırlıkları toplamını gösteren bağıl sayı. (Molekül kütlesi ya da molekül tartısı da denir.). Bir moleküldeki atomların ağırlıklarının toplamı.

Kimyasal madde : Belirli bir homojen bileşimi olan ve mekanik yollarla ayrılamayan maddelerin genel adı. Bütün element ve bileşikler kimyasal madde kabul edilir, çözelti, dispersiyon, alaşım ve kompozit malzemeler karışımdır.

Elastik teller : Uzama ve esneme yeteneği çok yüksek olan ve başlıca elastinden oluşmuş bağ dokusu telleri, sarı teller. Uzama ve esneme kabiliyeti çok yüksek olan ve başlıca elâstinden oluşmuş bağ dokusu telleri. Sarı teller.

Hidroksiprolin : Kollagende bulunan prolin amino asidinin hidroksilli türevi. Jelatin ve kollajende bulunan prolinden elde edilen kristalize yarı esansiyel bir amino asit.

Glikozilasyon : Glikozil gruplarıyla bağlantıların oluşumu.

Skleroprotein : Bağ dokusunda, iskelette ve epidermiste, tırnakta ve saçta bulunan, genellikle ipliksi olan ve sulu çözeltilerde erimeyen, kollagen, kondrin, elâstin, keratin gibi herhangi bir protein grubu. Fibröz protein.

 

Amino asitler : (NH2-R -COOH) genel formülü ile gösterilen, baz ve asit özellikleri olan, peptit ve proteinlerin yapı taşları niteliğindeki organik özdekler sınıfı.

Elastikiyet : Esneklik.

Elastik tel : (Eş anlamlısı: sarı tel ) Bağ dokusunun bir tip teli olup elâstin denen sarı görünüşlü bir maddeden yapılmıştır.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

Hidrofobik : Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen. Kuduz hastalığıyla ilgili olan. Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen, suya ilgisi zayıf olan veya suda güçlükle eriyebilen.

Fibroblast : Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.

Kan damarı : İçinde kanın dolaştığı belirli duvarlan olan damarlar. Kalpten dokulara ve oradan kalbe kan dolaşımının gerçekleştiği yapılar.

Rastlanmak : Karşılaşılmak, rast gelinmek, tesadüf edilmek.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Engellemek : Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.

Proteoliz : Proteinlerin ve peptitlerin, enzimle peptit bağlarının hidrolizi sonucu, amino asitlere parçalanması. Proteinlerin ve peptitlerin, enzimlerle peptit bağlarının hidrolizi sonucu, aminoasitlere parçalanması. Proteinlerin peptit bağlarının hidrolize olması sonucu peptidlere ve amino asitlere kadar yıkımı.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Hidrofobi : Su korkusu.

Diğer dillerde Elastin anlamı nedir?

İngilizce'de Elastin ne demek ? : elastin