Proteoliz nedir, Proteoliz ne demek

Proteoliz; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Proteinlerin ve peptitlerin, enzimle peptit bağlarının hidrolizi sonucu, amino asitlere parçalanması.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Proteinlerin peptit bağlarının hidrolize olması sonucu peptidlere ve amino asitlere kadar yıkımı.

Teknik terim anlamı:

Proteinlerin ve peptitlerin, enzimlerle peptit bağlarının hidrolizi sonucu, aminoasitlere parçalanması.

Proteoliz anlamı, kısaca tanımı

Amino asitler : (NH2-R -COOH) genel formülü ile gösterilen, baz ve asit özellikleri olan, peptit ve proteinlerin yapı taşları niteliğindeki organik özdekler sınıfı

Aminoasitler : Amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grupları içeren ve proteinlerin temel yapı taşları olan organik bileşikler sınıfı.

Parçalanma : Parçalanmak işi.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Peptitler : İki veya daha fazla sayıda aminoasitin yapılarından bir su molekülü uzaklaştırarak bir amit veya peptit bağıyla bağlanmasından oluşan ve aminoasitin sayısına göre di, tri, oligo veya polipeptit olarak adlandırılan bileşikler.

 

Aminoasit : Molekülünde hem amino grubu ve hem de karboksilik asit grubu içeren ve proteinlerin temel yapı taşları olan organik bileşikler sınıfı, saf proteinlerin enzimatik veya kimyasal hidrolizleri sonucu açığa çıkan moleküller.

Hidroliz : Bir molekülün su etkisiyle ikiye ayrılmasını sağlayan tepkime.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Peptit : Birbirine peptit bağlarıyla bağlanmış iki amino asit (dipeptit) ya da daha fazla sayıda amino asidin (tripeptit, oligopeptit, polipeptit) meydana getirdikleri molekül. Peptit bağlarıyla birbirine bağlanan iki veya daha çok amino asidin meydana getirdikleri molekül. İki veya daha fazla aminoasidin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan molekül.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Bağlar : Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Diyarbakır kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan ilinde, Tanyeri bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehri, Şemdinli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muş ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Hidro : Genel olarak karbon ve bor bileşiklerindeki H atomuna işaret eden bir ön ek. Suya işaret eden Latince bir ön ek.

Yıkım : Yıkma işi. Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket. Yadımlama. İlaç veya metabolizma sonucu ortaya çıkan atık ürünün molekül düzeyinde beden sıvıları ile atılabilir duruma gelmesi. Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar.

 

Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Diğer dillerde Proteoliz anlamı nedir?

İngilizce'de Proteoliz ne demek ? : proteolysis, proteolyse