Elec türkçesi Elec nedir

  • Elektrik ile üretilen.
  • Elektrikli.
  • Elektrikle faaliyete geçen.
  • Electric (elektrikli).
  • Elektrik ile çalışan.

Elec ile ilgili cümleler

English: A person like that would have no trouble getting elected president.
Turkish: Onun gibi bir kişinin başkan seçilme sorunu olmazdı.

English: A general election will be held in May.
Turkish: Bir genel seçim mayıs ayında düzenlenecek.

English: 31 percent of Germany's electricity comes from renewable energy sources.
Turkish: Almanya'nın elektriğinin yüzde 31'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanır.

English: A positron is a small particle similar to an electron, but with a positive electric charge.
Turkish: Pozitron bir elektrona benzeyen küçük bir parçacıktır fakat pozitif elektrik yüklüdür.

English: A computer's electronics are very complex.
Turkish: Bir bilgisayar elektroniği çok karmaşıktır.

Elec ingilizcede ne demek, Elec nerede nasıl kullanılır?

Elecampane : Andız otu. Andızotu. Papatyaya benzeyen sarı yaprakları ile dar taçyaprakları olan ve kök gövdesi ilaç yapımında kullanılan uzun ve kaba bir yabani bitki (botanik terimi).

Elecktrical vault : Kent elektriğinin girdiği ve tiyatro yapısının tüm elektrik çevrimlerinin dağılımını sağlayan yer. Ana dağıtım odası.

 

Elecktronics : Eksicik bilgisi. Yüksek ve çok yüksek sıklıkta dalgalı akımlarla ilgili gereç ve aygıtlar geliştiren ve erkin eksiciklerin özelliklerine dayanan uygulamalı doğabilim.

Elect : Karar vermek. İntihap etmek. Görevlendirmek. Atamak. Oylayarak seçmek. Seçmek.

Elect by a relative majority : Nispi çoğunlukla seçmek.

Elected : Seçim ile seçilmiş. Seçimle iş başına gelmiş. Oy ile seçilmiş. Seçilmiş.

Electee : Seçilmiş olan kimse. Seçilen. Oy verilerek seçilen.

Elect by a simple majority : Salt çoğunlukla seçmek.

Electees : Seçilmiş olan kimse. Seçilen. Oy verilerek seçilen.

Elected representatives : Seçilmiş temsilciler. Seçimle işbaşına gelen temsilciler. Halk tarafından çıkarlarını temsil etmesi için oy verilerek seçilen kamu görevlileri.

İngilizce Elec Türkçe anlamı, Elec eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elec ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Select : Ayıklamak. Güzide. Ayırmak. Mümtaz. Seçme. Seçilmiş. Ayırt etmek. Seçmece. İyi anlayan. Seçkin.

Pick out : Anlamak. Görmek. Ayırmak. Seçmek. Ortaya çıkarmak. Ağır nota çıkarmaya çalışmak. Çıkarmak. Ayırt etmek. Teşhis etmek. Fark etmek.

Electrically driven : Elektrik tahrikli. Elektrikle çalışan. Elektrikle hareket eden. Çıngıyla hareket eden. Elektrikle işleyen.

Alive : Farkında. Diri. Faal. Diri diri. Zinde. Hareketli. Elektrik yüklü. Hayatta. Hayat dolu.

Choose : Üstün tutmak. Beğenmek. İçinden seçmek. Ayırmak. İstemek. Tercih etmek. Karar vermek. Seçmek. Yeğlemek.

Electrical : Elektriğe ait. Elektrik. Çıngı. Elektrikle ilgili. Elektro. Elektriksel. Çıngıyla ilgili. Çıngılık.

 

Electro : Elektriğe ait. Elektro. Çıngıyla yapılmış klişe. Elektrikle oluşmuş.

Reelect : Tekrar seçmek. Yeniden seçmek.

Return : İade etmek. Karşılama. Karşıdan gelen topun ağın üzerinden ya da ağa dokunarak yeniden karşı alana gönderilmesi. Geriye dönüş. Rövanş. Tenis, bilgisayar, iktisat, masa tenisi, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş. Geri götürmek. Geri çevirmek.

Co opt : Atamak. Üye olarak kabul etmek. Seçmek. Oybirliği ile seçmek.

Elec synonyms : take.

Elec zıt anlamlı kelimeler, Elec kelime anlamı

Unselected : Bir öğeyi seçmemek. Seçilenler öğeler listesinden bir öğeyi kaldırmak (bilgisayar). Seçimi kaldırmak. Seçili olmayan. Bir öğenin seçimini kaldırmak.

Outgoing : Giden. Sempatik. Cana yakın. Gidiş. İçi dışı bir. Akıp giden. Ayrılan. Canayakın. Çıkış.