Electric receptors türkçesi Electric receptors nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Elektrik alıcıları.
  • Bazı balıklarda potansiyel farkına duyarlı reseptörler.

Electric receptors ingilizcede ne demek, Electric receptors nerede nasıl kullanılır?

Electric : Çıngıyla ilgili. Çıngılık. Çıngılı. Çok heyecanlı.

Receptors : Reseptörler.

Electric acoustic guitar : Üzerinde bulunan önyükselteç ve dişi fiş sayesinde sesi sinyale dönüştürüp süzerek bağlı olduğu hoparlöre iletebilen akustik gitar türü. Elektro akustik gitar.

Electric appliance : Elektrikli alet. Elektrikli cihaz. Elektrikle çalışan makine. Elektrikli eşya.

Electric arc : Elektrik yayı. Işık yayı. Yeter gerilimli, doğru akımlı bir üretece bağlı iki elektrikucunun uçları arasında, 3000°c'nin üzerinde bir sıcaklıkla ortaya çıkan, akımın, elektrik uçlarının buğusuyla aktarılması sonucu yeğin bir ışık veren boşalma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik atlaması. Çıngı arkı. Yay boşalması. Elektrik kıvılcımı. Elektrik arkı.

Electric arc welding : Elektrikti ark kaynağı. Elektrot kaynağı. Elektrik ark kaynağı.

İngilizce Electric receptors Türkçe anlamı, Electric receptors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electric receptors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Akasya.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu.

 

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Electric receptors synonyms : abo blood groups system, abductor muscle, a protein, abiotic factor, aardwolf, aardvark.