Electromotive force türkçesi Electromotive force nedir

  • Kıvıliter erke.
  • Elektromotor kuvvet.
  • Voltaj.
  • Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Electromotor erke.
  • Kıvılliter erke.
  • Elektrik hareket gücü.
  • Bir elektrik akımının geçmesini sağlayan, ancak büyüklüğü devreden akım geçmezken volt olarak ölçülen kuvvet (emk).
  • Elektrikli devingen kuvvet.
  • Bir elektrik devresinin uçlarına bağlanınca devrede akım oluşturan aygıtın niteliği. bir devrede elektrik akımı üretmek için gerekli elektrik erkesi kaynağı. voltla ölçülür.
  • Elektromotor.

Electromotive force ingilizcede ne demek, Electromotive force nerede nasıl kullanılır?

Electromotive : Elektromotif. Yüksüren. Elektrikli devingen. Elektromotor. Akımı harekete geçirici.

Force : Yükseltmek (fiyat). Mecbur etmek. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Turfanda yetiştirmek. Cebir. Zorlama. İcbar etmek. Irzına geçmek. Güç. Baskı yapmak.

Electromotive force series : Elektromotor kuvvet dizisi. M+n (sulu) + ne = m türünde tepkimeler için m+n yükünün etkinliği 1 olmak üzere ölçün hidrojen elektroduna karşı bağıl olarak ölçülmüş, imlerine, büyüklüğüne göre dizilmiş olan elektrot potansiyelleri dizgesi.

Back electromotive force : Zıt elektromotor kuvvet.

Counter electromotive force : Zıt elektromotor kuvvet.

 

Abstain from force : Güç kullanımından çekinmek. Güç kullanımından kaçınmak. Güç kullanımını önlemek. Şiddeti önlemek.

İngilizce Electromotive force Türkçe anlamı, Electromotive force eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electromotive force ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Voltages : Gerilim.

Voltage amplifier : Voltaj amplifikatörü. Gerilim veya potansiyel farkı yükselticisi voltaj amplifikatörü. Gerilim yükselteci.

Electromotor : Elektrik motoru. Elektrikle çalışan motor. Elektrikli motor.

Electromotive : Elektromotif. Elektrikli devingen. Yüksüren. Akımı harekete geçirici.

Tension : Stres. Seyircinin oyuna karşı ilgisini uyanık tutup heyecan ve merak yaratmak için baş vurulan bir sanat tutumu. İki durum ya da konum arasındaki potansiyel ayrımının neden olduğu etki. akım geçen bir devrede, iki nokta arasında ölçülen potansiyel ayrımı. (ing. stress): bir nesnenin boyutlarını değiştirmesine yol açan, birim alan başına uygulanan kuvvet. Gerilme. Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizil güç eşitsizliği. Gerici, çekici, bir kuvvet etkisinin neden olduğu durum. Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür. Gerginlik. Gerilim. Eğitim, fizik, gramer, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Emf : Elektrik akımlarına neden olan ili nokta arasındaki fark. Elektromotor kuvvetin kısaltması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Voltage : Bir elektrik kaynağının potansiyeli, potansiyel farkı ya da elektromotor kuvveti. voltla ölçülür. Voltluk. Gerilim (elektriksel). Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerilim. Elektriksel erkil değişimimin, volt olarak tutarı.