Voltages türkçesi Voltages nedir

Voltages ingilizcede ne demek, Voltages nerede nasıl kullanılır?

Voltage amplification : Gerilim yükseltimi.

Voltage amplifier : Voltaj amplifikatörü. Gerilim veya potansiyel farkı yükselticisi voltaj amplifikatörü. Gerilim yükselteci. Voltaj.

Voltage between phases : Evrelerarası gerilim. Elektriksel güç iletim yollarının tek evreli iki iletkeni arasındaki gerilim. Evreler arası gerilim. Fazlar arası gerilim. Fazlararası gerilim.

Voltage booster : Voltaj yükselteci. Voltaj kuvvetini arttırmak için kullanılan elektrikli gereç.

Voltage controlled oscillator : Gerilim denetimli salıngaç.

Voltage regulation : Gerilim özdüşümü. Voltaj ya da gerilim ayarı. Gerilim ayarı.

Voltage divider : Gerilim düşürücü. Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek. Gerilim bölücü. Elektronik direnç. Voltajı ayırmak ve bölümlemek için kullanılan şey. Voltaj ayırıcı. Voltaj bölücü. Gerilimbölen.

Voltage decay : Gerilim azalışı.

Voltage detector : Voltaj detektörü. Gerilim detektörü. Gerilim dedektörü.

Voltage regulator tube : Gerilim ayarlayıcı tüp.

İngilizce Voltages Türkçe anlamı, Voltages eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Voltages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hair raiser : (argo terim) şiddetli heyecana neden olan kişi. Terör estiren kişi. Bir kimsenin saçının dikilmesine neden olan heyecan. Heyecan verici bir şey. Titreten bir şey. Ürperten soğutucu. Tüy ürpertici bir şey.

Potential : İktidar. Kütle çekimi gibi bir kuvvet alanı içinde bulunan birlim kütleyi sonsuzdan, belirli bir noktaya getirebilmek için gerekli işle ölçülen erke değeri. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Gizli güç. Gizil. Gizilgüç. Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler. Bir nesne ya da kaynakta saklı ya da gerçekleşmemiş olanaklı güce ilişkin olan. Güç. İhtimal.

Electromotive force : Electromotor erke. Elektrikli devingen kuvvet. Bir elektrik devresinin uçlarına bağlanınca devrede akım oluşturan aygıtın niteliği. bir devrede elektrik akımı üretmek için gerekli elektrik erkesi kaynağı. voltla ölçülür. Kıvıliter erke. Elektromotor. Kıvılliter erke. Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektromotor kuvvet. Elektrik hareket gücü.

Emf : Elektromotor kuvvet. Elektromotor kuvvetin kısaltması. Bir elektrik devresinin uçlarına bağlanınca devrede akım oluşturan aygıtın niteliği. bir devrede elektrik akımı üretmek için gerekli elektrik erkesi kaynağı. voltla ölçülür. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik akımlarına neden olan ili nokta arasındaki fark.

Tension : Çekme. Gerilme. Bir sesin tek başına boğumlanması sırasında konuşma organlarının o sesin çıkmasına yarayacak duruma gelmesi; bir sesin boğumlanması için konuşma cihazının girdiği “hazırlık”, “oluşum” ve “çözülme” basamaklarından ilki. Seyircinin oyuna karşı ilgisini uyanık tutup heyecan ve merak yaratmak için baş vurulan bir sanat tutumu. Gerginlik. Kaygı, heyecan, baskı ya da yılgınlık gibi ruhsal durumların davranımsal etkilerine verilen genel ad. gerçek ya da imgesel bir durumu, biyolojik ve ruhsal bakımdan güçlü ve hareketli biçimde karşılamaya hazır oluş. Eğitim, fizik, gramer, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gerici, çekici, bir kuvvet etkisinin neden olduğu durum. İki durum ya da konum arasındaki potansiyel ayrımının neden olduğu etki. akım geçen bir devrede, iki nokta arasında ölçülen potansiyel ayrımı. (ing. stress): bir nesnenin boyutlarını değiştirmesine yol açan, birim alan başına uygulanan kuvvet.

 

Stress : Zor. Vurgu. Zorlama. Sıkıntı. Konuşma sırasında kelimedeki bir heceyi diğerlerine göre daha yüksek bir ses tonuyla, daha baskılı bir şekilde söyleme. vurgunun kelime vurgusu, cümle vurgusu, anlam vurgusu ve ünlem vurgusu gibi türleri vardır. bunlara bk. Vurgulamak. Önem. Tonlamak. Bunalım. Gerginlik.

Electric potential : Artı birim elektrik yükünü, bir elektriksel alan içinde, sonsuz uzaklıktan ya da yerden belli bir noktaya getirmek için gereken işle ölçülen nitelik. Elektrik voltajı. Elektriksel erkli. Çıngı potansiyeli. Elektrik gerilimi. Elektrik potansiyeli. Elektriksel potansiyel.

Tensions : Gerginlikler. Gerginlik. Heyecan. Gerilme. Germe.

Voltage amplifier : Gerilim yükselteci. Voltaj amplifikatörü. Gerilim veya potansiyel farkı yükselticisi voltaj amplifikatörü.

Voltage : Voltluk. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerilim (elektriksel). Bir elektrik kaynağının potansiyeli, potansiyel farkı ya da elektromotor kuvveti. voltla ölçülür. Elektriksel erkil değişimimin, volt olarak tutarı.

Voltages synonyms : potential drop, evoked potential, electrical phenomenon, tonus, intensity, resting potential, intensities, stress test, potential difference, regression, regressions, potentials.

Voltages zıt anlamlı kelimeler, Voltages kelime anlamı

High tension : Yüzlerce volttan oluşan gerilim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yüksek tansiyon. Yüksek gerilime sahip olan. Yüksek gerilim akımı. Yüksek gerilim. Yüksek voltaj.

Voltages antonyms : low tension.