Electric potential türkçesi Electric potential nedir

  • Elektrik potansiyeli.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Artı birim elektrik yükünü, bir elektriksel alan içinde, sonsuz uzaklıktan ya da yerden belli bir noktaya getirmek için gereken işle ölçülen nitelik.
  • Elektrik voltajı.
  • Çıngı potansiyeli.
  • Elektriksel erkli.
  • Elektriksel potansiyel.
  • Elektrik gerilimi.

Electric potential ingilizcede ne demek, Electric potential nerede nasıl kullanılır?

Electric : Çıngılık. Çıngılı. Çıngıyla ilgili. Çok heyecanlı.

Potential : Gizli güç. İmkan. Güç. Erkil. Gizil. Potansiyel. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İhtimal. Kütle çekimi gibi bir kuvvet alanı içinde bulunan birlim kütleyi sonsuzdan, belirli bir noktaya getirebilmek için gerekli işle ölçülen erke değeri. Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler.

Electric acoustic guitar : Üzerinde bulunan önyükselteç ve dişi fiş sayesinde sesi sinyale dönüştürüp süzerek bağlı olduğu hoparlöre iletebilen akustik gitar türü. Elektro akustik gitar.

Electric appliance : Elektrikli alet. Elektrikli cihaz. Elektrikli eşya. Elektrikle çalışan makine.

Electric arc : Elektrik kıvılcımı. Çıngı arkı. Elektrik arkı. Elektrik yayı. Yeter gerilimli, doğru akımlı bir üretece bağlı iki elektrikucunun uçları arasında, 3000°c'nin üzerinde bir sıcaklıkla ortaya çıkan, akımın, elektrik uçlarının buğusuyla aktarılması sonucu yeğin bir ışık veren boşalma. Yay boşalması. Işık yayı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik atlaması.

 

Electric arc welding : Elektrot kaynağı. Elektrik ark kaynağı. Elektrikti ark kaynağı.

İngilizce Electric potential Türkçe anlamı, Electric potential eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electric potential ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutuculuk. Emme kapasitesi. Emicilik. Soğurganlık. Soğurma katsayısı. Emme sığası. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Yutma katsayısı. Emebilirlik.

Abcoulomb : On kulon. Saltık coulomb. Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi.

Absolute units : Saltık birimler. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Absorption loss : Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurma kaybı. Emme kaybı. Soğurum yitimi. Emme yitiği. Emme yitmesi. Absorpsiyon kaybı.

 

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi. Saltık ampere. 10 amper birim. On amper. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi.

Absorption band : Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı.

Accelerometer : İvmeyi ölçen aygıt. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Hızlanmayı. Akselerometre. Hızlanma ölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvmeölçer. İvmeyi ölçen.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Electric potential synonyms : absolute concentration, absorptiometer, absolute zero, electric voltage, absorption edge, acoustic feedback, acoustic absorptivity.