Elektromotor kuvvet nedir, Elektromotor kuvvet ne demek

Elektromotor kuvvet; Kimya, Sinema alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Bir elektrik akımının geçmesini sağlayan, ancak büyüklüğü devreden akım geçmezken volt olarak ölçülen kuvvet (emk).

Kimya'da terim anlamı:

Bir pilin kutuplarının birinden diğerine 1 C’luk elektrik yükü akarken açığa çıkan enerji miktarı. Birimi volt’tur (1 V= 1 J/C).

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir elektrik devresinin uçlarına bağlanınca devrede akım oluşturan aygıtın niteliği.

Bir devrede elektrik akımı üretmek için gerekli elektrik erkesi kaynağı. Voltla ölçülür.

Elektromotor kuvvet hakkında bilgiler

Elektromotor kuvvet; elektrik devrelerinde, devrenin açık olduğu ve devreden elektrik akımı çekilmediği durumda devredeki kaynağın iki kutbu arasındaki potansiyel farka verilen addır. Elektromotor kuvvet emk harfleri ile tanımlanır. Sembolü E, birimi ise volttur. İki uç arasında bir akım aktığında emk'nin yerini gerilim almaktadır.

Elektromotor kuvvet tanımı, anlamı

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

 

Elektromotor : Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Elektromotor kuvvet dizisi : M+n (sulu) + ne = M türünde tepkimeler için M+n yükünün etkinliği 1 olmak üzere ölçün hidrojen elektroduna karşı bağıl olarak ölçülmüş, imlerine, büyüklüğüne göre dizilmiş olan elektrot potansiyelleri dizgesi.

Elektrik devresi : [Bakınız: devre].

Elektrik erkesi : Elektrik yükleri ve bunların devinimlerine bağlı erke; Vat-saniye (jul) ya da kilovat-saat ile ölçülür.

Elektrik akımı : Katı, sıvı ya da uçun durumlanndaki iletkenlerden artı ya da eksi yüklü parçacıklar akışı olarak gözlenen olay. [Bakınız: akım].

Elektrik yükü : Artı ya da eksi imli, uzaklığın karesiyle ters orantılı biçimde birbirlerini itme ya da çekme gücü gösteren temel elektrik niceliği. Elektrik yükünün niteliği açıklanamamıştır. Ancak, elektrik yüklü özdeğin özellikleri az çok bilinmektedir. Elektron adı verilen elemansel tanecik, negatif elektrik yüklü; proton ise pozitif yüklüdür. Bunlar, elektriksel olarak yüklü özdeğin temel birimleridir. Bundan dolayı, eşit sayıda elektron ile protonları olan özdek, elektriksel yönden yansızdır. Elektronları daha fazla olan özdek, negatif yüklü; elektronları daha az olan özdek, pozitif yüklüdür. Aynı yüklü olanlarda birbirlerini itici, karşıt yüklü olanlarda da birbirlerini çekici bir kuvvetin ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu kuvvetlerin yer aldığı bölgeye elektrik alanı adı verilir. Elektrik yükü, SI birimlerinde kulonla ölçülür.

 

Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Çekilme : Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

Üretmek : Aynı türden canlıları çoğaltmak. Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek. Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek.

Gerilim : Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

Ölçülür : Ölçüye gelen doğabilimsel büyüklük.

Bağlanı : Tümcelerin, bağlaçlarla birbirine bağlanması.

Diğer dillerde Elektromotor kuvvet anlamı nedir?

İngilizce'de Elektromotor kuvvet ne demek ? : electromotive force, emf