Elektrik devresi nedir, Elektrik devresi ne demek

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

[Bakınız: devre].

Elektrik devresi hakkında bilgiler

Elektrik devresi, direnç, kondansatör, iletim hatları, güç kaynağı ve anahtarlar çeşitli devre elemanlarının bir araya gelerek oluşturduğu devrelere verilen isimdir. Bir elektrik devresi, içinden geçen akımın tam bir döngü yapmasını sağlayan kapalı bir devredir. Eğer bir elektrik devresi aktif bir elektronik eleman içeriyorsa buna elektrik devresi denmektedir. Elektrik akımının yönü, elektronların hareket yönünün tersi yönedir.

Elektrik devresi anlamı, kısaca tanımı

Devre : Belirlenmiş zaman dilimi. Çevrim. Ters, yanlış bir biçimde

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Elektrik akımı : Katı, sıvı ya da uçun durumlanndaki iletkenlerden artı ya da eksi yüklü parçacıklar akışı olarak gözlenen olay. [Bakınız: akım].

 

Kondansatör : İçinde akımsız elektrik yükü biriktirilen cihaz, yoğunlaç, meksefe.

Güç kaynağı : Elektrik enerjisini depolayan ve akımın kesilmesi sırasında kullanılmasını sağlayan aygıt.

Elektronlar : Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Anahtar : Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

 

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Eleman : Öge. Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Kümeye ait varlıklardan her biri.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

İletim : İletme işi. İletken şeylerden ısı veya elektriğin geçmesi. Isı yayımı.

Diğer dillerde Elektrik denetimli anlamı nedir?

İngilizce'de Elektrik denetimli ne demek ? : electric control