Electroplax türkçesi Electroplax nedir

  • Elektrikli yılan balığında olduğu gibi elektrik organını teşkil eden plakların her biri.
  • Elektroplak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Electroplax ingilizcede ne demek, Electroplax nerede nasıl kullanılır?

Electroplate : Elektrolizle kaplamak. Elektroliz yöntemiyle kaplamak. Elektro kaplama. Elektrolizle kaplanmış şey. Elektrolizle kaplanmış eşya. Elektroliz yöntemiyle kaplanmış eşya.

Electroplated : Elektrolizle kaplamak. Elektrolizle kaplanmış. Elektrikli kaplanmış.

Electroplater : Elektrikli kaplama aygıtı.

Electroplates : Elektro kaplama. Elektroliz yöntemiyle kaplanmış eşya. Elektrolizle kaplamak. Elektroliz yöntemiyle kaplamak. Elektrolizle kaplanmış şey.

Electroplating : Elektriksel kaplama. Elektrikle ayrışım yoluyla bir metal ya da alaşım üzerinde ince, iyi yapışan bir metal ya da alaşım katmanı oluşturma. Üşerçözüksel kaplama. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Elektro kaplama. Bk. elektriksel kaplama. Çıngılı kaplama.

Electrophonic effect : Elektrofonik etki.

Electrophoresis : Bir çözelti içinde dağılmış iyonların elektrik akımı etkisiyle elektriksel yüklerine ve molekül ağırlıklarına göre negatif veya pozitif kutuba doğru hareketi. Kıvılyürüm. Elektroforez. Elektrik akımı etkisiyle, eriyik içinde dağılmış moleküllerin pozitif veya negatif kutba doğru ayrılması tekniği. Sıvı bir maddede bir elektrik alanının etkisiyle oluşan koloidal partiküller hareketi. Elektriksel asıltı hareketi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Moleküllerin elektrik yüklerine göre ayrılması tekniği. Elektrikli asıltıdan kaplama. Elektrikli asıltı devinimi.

 

Electrophilic : Elektrofilik. Elektroncul. Elektron alıcı. Eksicil. Elektrofil.

Electrophonic : Elektrofonik.

Electrophoresing : Elektroforez uygulama.

İngilizce Electroplax Türkçe anlamı, Electroplax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electroplax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Plate : Gümüş kaplamak. Zırhla kaplamak. Levha kaplamak. Plaka. Altın kaplamak. Tabak. Kaplamak. Levha. Klişe yapmak. Levha yapmak.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı. Mimoza.

Artefact : Yapay olgu. İnsan eliyle yapılmış şey. İnsan yapımı. Yapı. Yapay doku. İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey. Yapaylık. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Eser.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

Artifact : Yapaylık. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Elişi. İnsan eliyle yapılan şey. Yapay doku. Eser. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapı.

Electroplax synonyms : abacus bodies, a site, aardwolf, abiotic factor, aardvark, abramis zone, abductor muscle, a chromosome, a cells.

Electroplax zıt anlamlı kelimeler, Electroplax kelime anlamı

Electroplax antonyms : natural object.