Elice nedir, Elice ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: ellice].

Kazan.

Yağ tavası.

Küçük yağ tavası.

Elice kısaca anlamı, tanımı

Elicek : İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Boyunduruğun ileri gitmemesi için kullanılan ağaç araç. Yayıkların içinde hareket ettirilen, ağaçtan yapılmış kol. Çıkrık. Bulgur çekme taşlarının arasına konulan delikli ağaç parça. Cıva gibi kabına sığamayan beş yaşına kadar çocuk. Ekin döğmekte kullanılan dirsekli deynek. (Beyceli Fatsa Ordu). Ekin biçilirken tırpanın elle tutulan kısmı. (Amasya). Çorum şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

Ellice : Küçük sepet. Yağ tavası. Kulplu küçük tencere. Küçük, kulplu sepet.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Tavas : Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

 

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Tava : Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.

Elli : Kırk dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 50 ve L rakamlarının adı. Eli olan. Beş kere on, kırk dokuzdan bir artık.

Yağ : Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde. Güzel kokulu bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde. Abartılı övgü. Vücudun, atılması gereken amonyak, üre vb. maddelerini içine alarak deriden sızan ve ter kokusunu veren madde. Vazelin, mazot gibi yağları andıran ve sanayide kullanılan bir mineral madde.

Diğer dillerde Eli bozuk anlamı nedir?

İngilizce'de Eli bozuk ne demek ? : missed throws