Elleşmek nedir, Elleşmek ne demek
- Elle dokunmak.
- El sıkarak selamlaşmak.
- Birine dokunacak söz söylemek.
- Elle itişerek şakalaşmak.
- Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak

- Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak.
- Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak.
- Yardımlaşmak.
Yerel Türkçe anlamı:
Güreşte tutuşmak
Eğlenmek
Uğraşmak, çalışmak.
Yardımlaşmak.
Çocuk oyunlarında eş seçmek.
Ağır bir yükü kaldırmak için bir kaç kişi birden tutmak.
Dokunmak,
Ağır yükü kaldırmak için iki kişi tutmak: Şu çuvalı elleşek de galdırah.
Pehlivanların asıl güreşe başlamadan önce birbirlerini sınamaları.
Diğer sözlük anlamları:
Tutuşmak, savaşa girişmek.
Hayırlaşmak için birbirinin elini tutup sallamak.
Elleşmek anlamı, tanımı:
Dokunmak : Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. İlişkin, ilgili olmak, değinmek. Dokuma işi yapılmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. Almak, kullanmak, el sürmek. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Tedirgin etmek, sataşmak. Karıştırmak. Sağlığını bozmak.
İtiş : İtme işi.
Şakalaşmak : Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak.
Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
Uzlaşmak : Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak.
Deneme : Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Denemek işi, sınama. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.
Yapmak : Salgılamak, çıkarmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Davranmak, hareket etmek. Yol almak. Edinmek, sahip olmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Olmak. Onarmak, tamir etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Üretmek. Gerçekleştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Evlendirmek. Olmasına yol açmak. Bir durum yaratmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Dışkı çıkarmak.
El : Halk, ahali. İskambil oyunlarında oynama sırası. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Oba, aşiret. İskambil oyunlarında her bir tur. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Kez, defa. Ülke, yurt, il. Sahiplik, mülkiyet. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı.
Selamlaşmak : Çok az tanışmak. Birbirine selam vermek, esenleşmek.
Söz : Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi.
Söylemek : Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Sipariş etmek. Türkü, şarkı vb. okumak. Haber vermek. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.
Yardımlaşmak : Karşılıklı yardımda bulunmak.
Diğer dillerde Elleşmek anlamı nedir?
İngilizce'de Elleşmek ne demek? : v. feel, touch; cooperate, work together
Rusça'da Elleşmek : v. толкаться, пихаться, приставать, толкнуться, пристать
id. рука: бить по рукам

Bu kısımda Elleşmek nedir? Elleşmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Elleşmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Elleşmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.