Elusion türkçesi Elusion nedir

Elusion ile ilgili cümleler

English: I'm not delusional.
Turkish: Kuruntulu değilim.

English: Ali's delusional.
Turkish: Ali kuruntulu.

English: Ali was delusional.
Turkish: Ali kuruntuluydu.

English: Was Ali delusional?
Turkish: Ali kuruntulu muydu?

English: Ali isn't delusional.
Turkish: Ali kuruntulu değil.

Elusion ingilizcede ne demek, Elusion nerede nasıl kullanılır?

Elusions : Kurtulma. Sıyrılma. Elüsyon. Kaçıp kurtulma. Yakayı sıyırma.

Delusion : Saplantı. Oyun. Aldanma. Düş. Hayal. Kuruntu. Delilik. Yanlış inanç. Vesvese. Hayali.

Delusion motif : Çağımız yaşamında görülemeyen, ancak masalcıkla geleneksel anlatımlarda varlıklarını sürdüren usdışı oluşum birimlerinden her biri. krş. tansık örge, toplumsal örge, masalcık. İmgesel örge.

Delusion of grandeur : Büyüklük yanılsaması. Bir kimsenin aşırı güçlü veya önemli olduğu yanlış inancı. Görkemlilik kuruntusu. Büyüklük.

Delusion of persecution : Zulüm görme sanrısı. Zulüm kuruntusu. Kötülük görme sanrısı. Kötülük görme kuruntusu. Kendisine kötü davranılacağı yanılsaması.

Delusions : Hezeyanlar. Yanılgı. Hayal. Kuruntu. Düş. Vesvese.

 

Nihilistic delusion : Hiçlik kuruntusu.

Delusional : Yanlış inançlara sahip olan. İllüzyona neden olan. Delüzyonal. Kuruntusal. Hayal dünyasında yaşayan. Kuruntuya bağlı. İllüzyon gösteren.

Delusions of grandeur : Büyüklük kompleksi. Megolomanlık. Kendini olduğundan daha önemli görme.

Delusionist : Kandıran. Kopyacı. Dolandırıcı.

İngilizce Elusion Türkçe anlamı, Elusion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parting : Ayıran. Saçı ayırma çizgisi. Kil gibi kayıcı bir katman üstünden bir tortul örtünün ayrılması. Ayırma. Ayırma çizgisi. Ayrılım. Veda etme. Taksim edici. Ayrılma.

Slip : Kaçırmak. Ayağı kaymak. Yanılmak. Alışverişlerde ödenen vergi dahil paranın miktarını, malın cinsini, firma adını ve alışveriş tarihini gösteren belge. krş. fatura. Çıkarmak. Kaybetmek. Gizlice vermek. Çözülmek. Fiş. Salıvermek.

Wearing down : Aşınma. Erozyon. Yıpranma.

Emancipation : Azat. Eşit haklar verme. Özgür kılma. Kurtuluş. Serbest bırakma. Özgürleşme. Özgürlük. Azat etme. Özgürlüğüne kavuşturma.

Eliminating : Elenmek. Atmak. Hariç tutma. Çıkarmak. Yok etmek. Bertaraf etmek. Elemek. Atma. Gidermek.

Recoveries : Kurtarma. Tazmin. İyileşme. Geri dönüştürme. Düzelme. Geri kazanma.

Abstention : Vazgeçmek. Çekimser kalma. Uzak durma. İmtina. Çekimserlik. Çekimser oy. Sakınma. Çekinme.

Eschewals : Çekinme. İçtinap etme. Sakınma. Uzak durma. Bir kimseden kaçınma. -'den uzak durma.

Eluding : Kaçamak yapmak. Kurtulmak. Aklına gelmemek. Sıyrılmak. Firar etme. Anlayamamak. Kaçınmak. Çağrıştırmamak.

 

Elusion synonyms : elusions, evasion, elimination, abstinence, eschewing, deliverance, emancipations, evasions, being rescued, abstentions, escaping, avoidances, diffidence, disposal, disentangling, parried, elution, recovery, forbearance, parry, avoiding, unpinning, eschewal, extrication, averting, parries, parrying, avoidance, evading, stripping.

Elusion ingilizce tanımı, definition of Elusion

Elusion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mockery. A cheat. Act of eluding. Trickery. Adroit escape, as by artifice.