Embellisher türkçesi Embellisher nedir

  • Süsleyen.
  • Renk katan.
  • Abartan.
  • Kurgulayan.
  • Kendi düşüncelerini katarak söyleyen.
  • Süslemeler ekleyen kimse.
  • Bire bin katan.
  • Donatan.
  • Güzelleştiren.

Embellisher ingilizcede ne demek, Embellisher nerede nasıl kullanılır?

Embellishers : Güzelleştiren. Bire bin katan. Kendi düşüncelerini katarak söyleyen. Abartan. Süslemeler ekleyen kimse. Kurgulayan. Süsleyen. Donatan. Renk katan.

Embellished : Süslenmiş. Süslü. Güzelleştirmek. Süslemek. Renk katmak. Abartmak.

Embellished the facts : Gerçeklere ekleme yaptı. Olayları abarttı. Hikayeyi süsledi. Olaylara ekleme yaparak kurguladı.

Embellishes : Ayrıntılar eklemek. Süsleyerek güzelleştirmek. Süslemek. Donamak. Renk katmak. Güzelleştirme. Abartmak. Güzelleştirmek. Renk getirmek. Süs.

Overembellished : Aşırı süslemek. Aşırı dekore etmek. Aşırı güzelleştirmek.

Embellishing : Abartmak. Kendi düşüncelerini katarak söyleme. Abartma. Güzelleştirmek. Donatma. Süsleme. Renk katma. Güzelleştirme. Süslemek. Renk katmak.

Embellishment gap : Süsleme aralığı.

No embellishment : Süsleme yok.

Overembellishing : Aşırı dekore etmek. Aşırı güzelleştirmek. Aşırı süslemek.

Embellish : Renk getirmek. Kendi düşüncelerini katarak süslemek. Süsleyerek güzelleştirmek. Süslemek. Donamak. Güzelleştirme. Renk katmak. Süs. Abartmak. Güzelleştirmek.

 

İngilizce Embellisher Türkçe anlamı, Embellisher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embellisher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equipper : Uygun hale getiren. Giydiren. Teçhiz eden. Gerekli alet veya silahları sağlayan.

Equippers : Giydiren. Uygun hale getiren. Gerekli alet veya silahları sağlayan. Teçhiz eden.

Exaggerating : Abartmak. İleri gitmek. Şişirmek. Büyütmek. Aşırıya kaçmak. Abartma. Abartılı konuşmak.

Provider : Geçindiren kimse. Sağlayan kimse. Sağlayıcı. Karşılayan kimse. Bakan kimse. Sağlayan. Aile geçindiren kimse. Tedarik eden kişi.

Magnify : Abartmak. Göklere çıkarmak. Büyültmek. Övmek. Büyük göstermek. Büyütmek. Methetmek.

Groom : Bakmak. Bir işe hazırlamak. Giyinmek. Damat. Tımarlamak. Yetiştirmek. Çeki düzen vermek. At bakıcısı. Eğilmek. Hazırlamak.

Endower : Veren veya bağışlayan kimse. Bağışçı. İştirakçi. Bağış yapan kimse. Vakfeden. Katkıda bulunan kimse. İhsan eyleyen. Hayırsever. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan.

Glorify : Yere göğe koyamamak. Ululamak. Abartmak. İlahlaştırmak. Övmek. Güzelleştirmek. Tapmak. Büyütmek. Güzel göstermek. Göklere çıkarmak.

Inflaters : Şişiren. Büyüten. Gaz ile dolduran. Hava pompası.

Tittivate : Süslemek. Büründürmek. Bezemek. Giydirip süslemek. Giydirmek. Donatmak.

Embellisher synonyms : hyperbolise, fancify, spiff up, slick up, lard, amend, spruce, pad, shipowner, dramatise, overdraw, affreighter, exaggerate, spruce up, smooth, polish, suit, meliorate, aggrandize, dramatize, ameliorate, endowers, amplify, smoothen, curry, titivate, dress up, become, beautify, hyperbolize, dress, aggrandise, shipper.

 

Embellisher zıt anlamlı kelimeler, Embellisher kelime anlamı

Understate : Küçümsemek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Olduğundan eksik göstermek. Olduğundan az göstermek. Hafife almak. Küçük söylemek. Tefrit etmek.

Worsen : Daha da kötüleşmek. Daha da kötüleştirmek. Kötüleşmek (hasta). Kötüye gitmek. Beter etmek. Kötüleştirmek. Daha kötü olmak. Fenalaşmak. Gerilemek. Daha kötü bir hale getirmek.

Uglify : Güzelliğini bozmak. Çirkinleştirmek.

Embellisher ingilizce tanımı, definition of Embellisher

Embellisher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who embellishes.