Embroiderers türkçesi Embroiderers nedir

  • İşleyen.
  • Nakışçı.
  • Nakışlı iğne işi ile süsleyen.
  • Nakışla süsleyen kimse.

Embroiderers ingilizcede ne demek, Embroiderers nerede nasıl kullanılır?

Embroidered : Nakışlı. Nakışla süslenmiş. İşlenmiş. Nakışlı iğne işi şeklinde yapılmış.

Embroidered the facts : Hikayeyi olduğundan abartılı gösterdi. Olayları abartı. Olayları süsledi. Bire bin kattı. Gerçekleri abarttı.

Embroideress : Nakışla süsleyen kadın. Nakışlı iğne işi ile süsleyen kadın. İşleyen kadın.

Embroider : Üzerine nakış işlemek. Allayıp pullamak. Oyalamak. Hayalinden bir şeyler katarak anlatılanı süslemek. Abartmak. İşleme. Şişirmek. Ballandırmak. Nakışla süslemek. Süslemek.

Embroideries : Süs. Süslemeler. Oya. Nakış. Abartı.

Embroidery cotton : İşleme pamuğu.

Embroidery thread : Nakış çizgisi. Süsleme tasarımları yapılabilecek sıra. Nakış sırası.

Embroidery frame : Nakış kasnağı.

Embroidery yarn : Nakış ipliği.

Embroidery machine : Nakış makinası.

İngilizce Embroiderers Türkçe anlamı, Embroiderers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embroiderers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embroideress : İşleyen kadın. Nakışlı iğne işi ile süsleyen kadın. Nakışla süsleyen kadın.

 

Working : Halletme. İşleme tarzı. Çalışan. Yeterli. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşletme. Çalışma jüyesi. İşlenme. Çalışmayla ilgili.

Actives : Çalışkan. Etkin. Çevik. Üretken. Faal. Muvazzaf. Pratik. Aktif.

Operative : Usta işçi. Operatör. Yürürlükte olan. İşçi. Faal. Ameliyat ile ilgili. Dedektif. Geçerli. Etkin.

Needleworker : Kadın terzi. Nakış işleyen kimse. İşleme yapan kimse. Dikişçi. İğne işi yapan.

Running : Sürekli. Cari. Tekrarlanan. Koşan. İşlek. Dansçının dans adımlarıyla koşması. İdare. Çalışma. Üst üste.

The active : Faal. Muvazzaf. Aktif. Üretken. Etkin. Pratik. Çalışkan. Çevik.

Active : Aktif. Etkin, işler durumda, etkili. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kıvrak. Çevik. Enerjik. Çalışan. Canlı. Etkin.

Processor : İşleyici. İmalatı yapan. Dijital sinyaller yoluyla çalışan bir çok efekt devresini aynı anda bünyesinde barındıran cihaz. İşleyki. Tamamlayıcı. İşleç. İşlem birimi. İşlemci. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Merkezi işlemci.

Vignettist : Küçük süsler yapan kimse. Nakış yapan kimse. Kitap süsü yapan.

Embroiderers synonyms : embroiderer, going, vignettists.