The active türkçesi The active nedir

The active ile ilgili cümleler

English: He is not the active person he used to be.
Turkish: O, eskisi gibi aktif bir kişi değil.

English: What is the active ingredient in Tylenol?
Turkish: Tylenol'da etken madde nedir?

The active ingilizcede ne demek, The active nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Active : Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Çalışkan. Enerjik. Canlı. Kıvrak. Üretken. Çalışan. Etkin. Etken. Hareketli.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.

The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 2004 tsumanisi.

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

The ablative : Ablatif. İsmin -den hali. Çıkma durumu.

 

The above : Yukarıki. Yukarıdaki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıda anılan.

İngilizce The active Türkçe anlamı, The active eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The active ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Generative : Öndürücü. Meydana getirilmiş. Generatif. Üretimsel. Üretici.

Anaerobic : Oksijensiz yaşayabilen. Havasız. Anaerobik. Anaerobi. Havasız yerde yetişip yaşayabilen. Aneorobik. Serbest oksijen olmadan meydana gelen (kimya). Havasızyaşayan. Oksijensiz.

Handier : İşe yarayan. Kolay kullanımlı. El altında. Yakın. Hünerli. Eli işe yatkın. Mahir. Kullanışlı. Hazır.

Generic : Jenerik. Soysal. Cinsle ilgili. Genel özellikleri olan. Genelleyici. Kapsamlı. Genel. Soyuna özgü.

Handiest : Mahir. Elinden her iş gelen. Kullanışlı. Yakın. Hazır. İşe yarayan. Eli işe yatkın. Yararlı. El altında. Kolay kullanımlı.

Brisked : İstenilen hızda hareket eden. Hareketli. Enerjik. Canlandırmak. Sertçe esen (rüzgar). Hareketlilik. Canlanmak. Hareketlendirmek.

Productive : Bereketli. Prodüktif. Velut. Mümbit. Sonuç getiren. Kazançlı. Karlı. Verimli.

Gumptious : Hamarat. Bir işi ilerletmek için çok sıkı çalışan. Gayretli. Becerikli.

 

Operative : Usta işçi. Teknisyen. Yürürlükte. Ameliyat ile ilgili. Casus. Dedektif. Yürürlükte olan. Operatif.

Wight : Cesaretli. İnsan. Yaratık. Kimse. Kuvvetli. Safra. Güçlü. Enerjik. Kişi.

The active synonyms : proliferous, energetic, dashing, alive, effectual, actives, generator, fertile, full of action, airier, active, efficiently, functional, efficient, airiest, applicative, of value, copious, vigorously, busiest, agile, busy, processor, hardworking, briskest, prolific, banausic, handy, applicatory, airy, applied, hardheaded, dynamic.