Emulgent türkçesi Emulgent nedir

  • Emulgan.

Emulgent ingilizcede ne demek, Emulgent nerede nasıl kullanılır?

Emulge : Süzülmek.

Emulgator : Bir gıda katkı maddesinde yağ ve su gibi iki veya daha fazla fazın karışımlarının katmanlara ayrılmasını önlemeye yardım eden maddeler. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. bir gıda maddesinde, yağ, su vb. iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde. Emülgatör.

Emulate : Başkasından iyi yapmak. Benzemeye çalışmak. Taklit etmeye çalışmak. İmrenmek. Yarışmak. Özenmek. Öykünmek. Benzerini veya daha iyisini yapmaya çalışmak. Benzetmek.

Emulated : Özenmek. Benzetimli. Öykünmüş. Yarışmak. İmrenmek. Benzemeye çalışmak.

Emulates : Yarışmak. Benzerini veya daha iyisini yapmaya çalışmak. Özenmek. Rekabet etmek. İmrenmek. Taklit etmeye çalışmak. Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Benzemeye çalışmak. Benzetmek. Öykünmek.

Emulative : Taklit yapmaya meyilli. Körü körüne taklit eden. Taklitçi. Taklit eden.

Emulation support : Öykünme desteği.

Emulation program : Öykünme programı. Öykünüm programı.

 

Emulations : Özenme. Emülasyon. Yarışma. Öykünüm. Öykülenme. Benzemeye çalışma. Öykünme. Benzeme.

Emulator : Taklitçi. Benzetici. Öykünücü. Rakip. Taklit yapan. Emülatör. Emülator. Taklitçi kimse.

İngilizce Emulgent Türkçe anlamı, Emulgent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emulgent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Radiant : Radyan. Radyant. Açı birimi; bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açı. 1 rad = 206' 265". Bir akan yıldız yağmurunun saçılır gibi göründüğü nokta. Isı merkezi. Sevinçli. Göz alıcı. Işık saçan. Şaşaalı. Işıl ışıl.

Effulgent : Görkemli. Şaşaalı. Parlak olarak ışıldayan. Parlak. Işık saçan.

Bright : Canlı. Şaşaalı. Parlak. Şanlı. Neşeli. Aydın. Zeki. Uyanık. Berrak. Akıllı.

Sudden : Ani. Umulmadık. Beklenmedik. Apansız. Ansızın olan. Birdenbire. Ansız. Aniden. Birden.

Beamy : Işık yayan. Işıldayan. Orta kısmı geniş olan. Üretken olmak. Işık saçan.

Beaming : Parlak. Işıyan. Sinyal gönderme. Sevinçle parlayan (yüz). Işık saçan.

Emulgent zıt anlamlı kelimeler, Emulgent kelime anlamı

Gradual : Aşamalı. Yavaş yavaş. Derece derece. Yavaş. Yavaş yavaş olan. Derece derece olan. Tedrici. Kademeli.

Dull : Matlaştırmak. Duygusuzlaşmak. Körelmek. Ağır. Sersem. Sıkıcı. Renksiz. Kör. Kalın kafalı. Duygusuz.

Emulgent ingilizce tanımı, definition of Emulgent

Emulgent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, emulgent arteries and veins. Renal. A medicine that excites the flow of bile. Pertaining to the kidneys.