Enable to be türkçesi Enable to be nedir
Enable to be ingilizcede ne demek, Enable to be nerede nasıl kullanılır?
Enable : Kolaylaştırmak. Olanaklı kılmak. İmkan tanımak. Kuvvet vermek. Yetki vermek. Geçit vermek. Olanak tanımak. Etkinlemek. Fırsat sunmak. Olanak vermek.
To : İle. İla. Kala. Oranla. -mek -mak (mastar). -e göre. E doğru. Kadar. Göre. Ya.
Be : -dı. Berylliumb (berilyum). Kalmak. -di. Var olmak. -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak. Anlamına gelmek. -dir.
Enable to : Sağlamak.
To be all attention : Dikkatlice dinlemek ve izlemek. Yakından ilgilenmek. Tüm dikkatini vermiş olmak. Kulaklarını açmış olmak.
To be better off : Daha iyi maddi durumda olmak. Gelişmiş düzelmiş bir finansal durum içerisinde olmak. Daha iyi olmak.
To be awfully sorry : Korkunç derecede üzgün olmak. - hakkında çok kötü hissetmek. Son derece üzgün olmak. Son derece pişman olmak.
To be behind someone : Bir kimseyi desteklemek. Bir kimsenin arkasında olmak.
To be cold : Soğuğu hissetmek. Soğuk hissetmek. Üşümek. Duygusuz hissetmek. Soğuk olmak.
To be an authority on : Bir şey hakkında bilgi sahibi olmak. - üzerinde otorite olmak. Bir şeyde uzmanlaşmış ve usta olmak. Belirli bir alanda uzman olmak.
İngilizce Enable to be Türkçe anlamı, Enable to be eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enable to be ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assure : Sağlama almak. İknaya çalışmak. Garanti etmek. İnandırmaya çalışmak. Güven vermek. Sağlama bağlamak. Kesinleştirmek. İkna etmek. Temin etmek.
Administers : Ettirmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Müdürlük etmek. Uygulamak. İdare etmek. Hizmet etmek. Tatbik etmek. İcra etmek. Tayin etmek.
Cater : Yiyecek ve içecek sağlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Yiyecek tedarik etmek. Hitap etmek. Temin etmek. İhtiyacını karşılamak. Yemek sağlamak. Yiyecek içecek sağlamak.
Arm : Silah. Şube kol. Otorite. Yetke. Şube. Erk. Giysi kolu. Kol. Askerlik hizmeti. Körfez.
Accommodates : Yaşayacak yer temin etmek. Telif etmek. Kalacak yer sağlamak. Alıştırmak. Kalacak yer vermek. Uydurmak. Uyum sağlamak. Alışmak. Tanzim etmek.
Accommodated : Alıştırmak. Yerleştirmek. Kalacak yer sağlamak. Uyum sağlamak. Alışmak. Uzlaştırmak. Bağdaştırmak. Uydurmak.
Administer : Vermek (ilaç veya ceza vb). Vermek. Uygulamak. Ettirmek. Yönetmek. İdare etmek. Müdürlük etmek. Tayin etmek. Hizmet etmek. İcra etmek.
Carries : Geçirmek. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Getirmek. Bulundurmak. Nakletmek. Çakmak. Elde etmek. Satışa sunmak. Büyülemek.
Allow : Bırakmak. Göz önüne almak. Düşünmek. Hoş görmek. Kabul etmek. İzin vermek. Fikrinde olmak. Saymak. Koyvermek.
Cater for : Tedarik etmek. Gözönünde bulundurmak. Gereklerini hazırlamak. Gereksinimlerini karşılamak. Göz önünde bulundurmak. İçin yemek tedarik etmek. Hazırlamak. Dikkate almak. Temin etmek.
Enable to be synonyms : carry, accommodate somebody with, accommodate, carried, assures, assuring.

Bu kısımda Enable to be kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enable to be ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enable to be anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enable to be ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.