Enact türkçesi Enact nedir

Enact ile ilgili cümleler

English: The regulation was abolished, but then it was reenacted.
Turkish: Düzenleme kaldırıldı ama sonra yeniden yürürlüğe kondu.

English: Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
Turkish: Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.

English: A fiscal tightening policy is being enacted.
Turkish: Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.

Enact ingilizcede ne demek, Enact nerede nasıl kullanılır?

Re enact : Tekrar yürürlüğe koymak. Tekrar sahnelemek. Tekrarlamak.

Enacted : Çıkarmak (yasa). Rol olarak canlandırılmış. Canlandırmak. Oynanmış. Harekete geçirilmiş. Kamulaştırılmış. Yasallaştırmak. Oynamak (rol). Kanunla düzenlenmiş. Karar verilmiş.

Enacting : Oynama. Hükmetme. Rol ile canlandırma. Kanun koyan. Harekete geçirme. Performans gösterme. Kanunla düzenleme. Kanun koyma. Karar verme. Rol olarak canlandırma.

Enaction : Kanun. Yasa. Kanunlaştırma. Canlandırma. Sahneleme.

Enactive : Kanunla düzenleme gücü olan. Kamulaştırma yetkisi olan. Kanun koyma gücü olan.

 

Enactors : Hükmeden. Karar veren. Harekete geçiren. Buyuran. Kamulaştıran. Kararname çıkaran. Kanunla düzenleyen. Oynayan. Rol olarak canlandıran.

Enactor : Rol olarak canlandıran. Harekete geçiren. Kanunla düzenleyen. Kamulaştıran. Kararname çıkaran. Karar veren. Oynayan. Hükmeden. Buyuran.

Enacts : Yasalaştırmak. Emir çıkarmak. Sahnelemek. Yasallaştırmak. Karar vermek. Kanunlaştırmak. Kanun koymak veya kabul etmek. Yasa çıkarmak. Kanunu yürürlüğe sokmak. Sahneye koymak.

Be it enacted : Hukukileştirilmiş olmak (hukuk terimi). Yasalaşmış olmak. Kanunlaşmış olmak. Yasallaştırmak.

Reenact : Tekrarlamak. Tekrar yürürlüğe koymak. Bir rolü veya olayı (yeniden) oynamak veya canlandırmak.

İngilizce Enact Türkçe anlamı, Enact eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enact ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legalize : Yasal hale getirmek. Hukukileştirmek. Yasallık kazanmak. Meşrulaştırmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Kanuni kılmak. Onaylamak. Meşru kılmak.

Decide on : Seçmek. Hükmetmek. Beğenmek. Karar kılmak.

Accelerates : Çabuklaştırmak. Süratini artırmak. Gaza basmak. İvme vermek. Hız vermek. Hız kazandırmak. Hız kazanmak. Hızlandırmak. İvme kazandırmak.

Be it enacted : Hukukileştirilmiş olmak (hukuk terimi). Kanunlaşmış olmak. Yasalaşmış olmak.

Adjudge : Hüküm giydirmek. Hüküm vermek. Mahkum etmek. Ödül vermek. Hükme bağlamak. Ödül vb vermek. Hükmüne varmak. Vermek (ödül vb.). Hükmetmek.

The stage : Bir tiyatroda aktörlerin performanslarını sergiledikleri yer. Platformlar üzerindeki tahta. Evre. Kademe. Düzenlemek. Hazırlamak. Etap. Aşama. Tertip etmek.

 

Decreeing : Buyurmak. Hüküm vermek. Yargılamak. Hükme bağlamak. Karar name. Karara bağlamak. İrade. Kararname. Emretmek.

Shown : Gösterilmek. Belirtmek. İbraz etmek. Renk vermek. Belli olmak. Sergilemek. Kendini göstermek. Belli etmek. Gösterimde olmak.

Put on : Katmak. İleri almak. Giyinmek. Binmek (otobüs veya tren veya uçak). Yapmak (makyaj). Artırmak. Numarası yapmak. Yakmak (ışık).

Enact synonyms : enacts, decree, decides, legislates, adopt a decision, decide upon, awards, stages, portray, animate, accelerate, brightens, decriminalise, legalizing, pass, decide, performs, perform, award, represented, decriminalize, animating, arouses, bring to life, representing, adjudicates, ordain, adjudges, act, presented, brisked, enacted, brisk.

Enact ingilizce tanımı, definition of Enact

Enact kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To decree. To establish by legal and authoritative act. To make into a law. Especially, to perform the legislative act with reference to (a bill) which gives it the validity of law. Determination. Purpose.