Endeared türkçesi Endeared nedir

Endeared ingilizcede ne demek, Endeared nerede nasıl kullanılır?

Endear oneself : Kendisine değer verilmesini veya sevilmesini sağlamak. Kendini sevdirmek.

Endear oneself to : Kendini beğendirmek. Kendini sevdirmek.

Endearing : Alımlı. Sevecen. Müşfik. Cazip. Çekici.

Endearing oneself to : Etki uyandıran (bir kimse üzerinde). Kendini sevimlileştiren ve çekicileştiren.

Endearment : Sevgi. Sevgi belirtisi. Tatlı söz. Okşayıcı söz. Sevgi ifadesi. Okşama.

Term of endearment : Sevgi sözcüğü. (tatlım veya canım gibi) sevgi sözcüğü. Okşayıcı söz.

Endeavor : Bkz.endeavour. Uğraş göstermek. Çaba göstermek. Çaba harcamak. Emek harcamak. Şimdiye kadar yapılan 5'inci ve en kompleks nasa nihai harekat uzay mekiği. Wisconsin'de bir köy (abd). Denemek. Endeavour uzay mekiği. Uğraşmak.

Endeavors : Uğraşmak. Çaba harcamak. Çalışmak. Gayret etmek. Çabalamak.

Endeavored : Çaba harcamak. Gayret etmiş. Emek harcamış. Gayret etmek. Çabalamak. Çalışmış. Çaba göstermiş. Çalışmak. Uğraşmak. Yapmaya çalışmış.

Endears : Kendini sevdirmek. Çekici hale getirmek. Çekicileştirmek. Sevdirmek. Çekici kılmak.

İngilizce Endeared Türkçe anlamı, Endeared eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endeared ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ingratiates : Gözüne girmek.

Out of gear : Boşta. Bozuk.

Endears : Çekici kılmak. Çekicileştirmek. Kendini sevdirmek. Çekici hale getirmek.

Please : Gönlünü hoş etmek. Tenezzül etmek. Gönlünü almak. Hoşnut etmek. Buyurmak. Memnun etmek. Mutlu etmek. Sevindirmek. Hoşuna gitmek. Gönlünü etmek.

Ingratiated : Gözüne girmek.

Ingratiate : Yağcılık etmek. Gözüne girmek. -e yağ çekmek.

Delight : Zevk almak. Zevk vermek. Hoşnut etmek. Hoşlanmak. Eğlenmek. Memnun etmek. Hazzetmek. Sevindirmek. Sevinmek. Haz.

Endeared synonyms : make somebody love something.

Endeared zıt anlamlı kelimeler, Endeared kelime anlamı

Displease : Sinirlendirmek. Hoşuna gitmemek. Gücendirmek. Canını sıkmak. Darıltmak. Kızdırmak. Hoşa gitmemek.

Geared : Ayarlamak. Tam olmak. Dişleri olan. Vites değiştirmek. Oturtmak. Oturmak. Uymak. Vitese takmak. Geçmiş. Dişli.