Enforcers türkçesi Enforcers nedir
- Güç kullanarak yapmaya mecbur bırakan kimse.
- Zorla yaptıran kimse.
Enforcers ingilizcede ne demek, Enforcers nerede nasıl kullanılır?
Law enforcers : Yasa uygulayıcıları. Kolluk kuvvetleri. Vatandaşların kanunlara uymalarını sağlamakla sorumlu olan kişiler (örn.: polis memuru).
Enforcer : Yürüten. Zorla yaptıran kimse. Mecbur eden. Kuvvetlendiren. Zor kullanan. İnfaz eden. İcbar eden. Yerine getiren. Güç kullanarak yapmaya mecbur bırakan kimse. Zorla alan.
Enforce referential integrity : Bilgi tutarlılığına zorla.
Enforce rules : Kuralları uygulamak. Kurallara uymaya zorlamak. Düzenlemeleri veya kanunları etkin şekilde gerçekleştirmek. Güç kullanarak veya zorla kurallara uymaya zorlamak.
Enforce something on someone : Zorla birisini birşeyleri yapmaya itmek. Birisini birşeyler yapmaya zorlamak.
Enforce the laws : Kanunu icra etmek. Kanunu uygulamak. Kuralları uygulamaya koymak ve mecbur bırakmak. Kurallara uymaya zorlamak. Kuralları uygulamaya koymak.
Enforcement of an agreement : Bir anlaşma veya kontratın zorla yürürlüğe konulması. Bir anlaşmanın zorla uygulanması.
Enforceability : İnfazı kabil olma. Tenfiz kabiliyeti. Yürürlüğe konulabilir olma özelliği.
Enforcement measures : Uygulama tedbirleri. Zorlayıcı tedbirler. Birşeyleri uygulamaya koymak için alınan tedbirler. Zorlama araçları.
Re enforce : Güçlendirmek.
İngilizce Enforcers Türkçe anlamı, Enforcers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enforcers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compel : İcbar etmek. Mecbur bırakmak. Gerektirmek. Zorlamak. Zorunda bırakmak. Mecbur etmek.
Implement : Takım. Yerine getirmek. Alet. Bir işin yerine getirilmesinde başvurulan araç ya da işlemlerin tümü. Sağlamak. Yürürlüğe koymak (yasa, karar vb'ni). Yerine getirmek (plan vb'ni). Yürütmek. Tamamlamak.
Apply : Uygulamak. Özen göstermek. Uygun olmak. Aletleri kullanmak. Koymak. Başvurmak. Etkili olmak. Gitmek (birine). Yaklaştırmak. Kendini vermek.
Enforcer : İcbar eden. Zor kullanan. Kuvvetlendiren. İnfazcı. Mecbur eden. Zorla alan. Yürüten. Yerine getiren.
Run : İşletmek. Gitmek (gemi). Aday göstermek. Yönetmek. Geçiş. Koşarak geçmek. Sürü halinde gitmek. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Adaylığını koymak. Gidip gelmek (arasında).
Execute : Gerçekleştirmek. Bir hükmü infaz etmek. Uygulamak. Sergilemek. Yapmak. Yürütmek. Etmek. İdam etmek. Ortaya koymak.
Oblige : (anlaşma vb) bağlamak. İyilikte bulunmak. Lütufta bulunmak. Bağlamak (anlaşma). Zorunda bırakmak. Mecbur etmek. Minnettar bırakmak. Zorlamak. Minnetar bırakmak. Zorunlu kılmak.
Obligate : Borçlu kılmak. Bağlı. Bağlamak. Obligat. Zorunlu. Borç altına sokmak. Zorlamak. Mecbur. İsteğe bağlı olmayan. Zorunlu hale getirmek.
Impose : (yasa vb) uygulamaya koymak. Zorlamak. Yük olmak. Dayatmak. Kötüye kullanmak. Etkilenmek. Zorla kabul ettirmek. Aldatmak. (vergi) koymak. Uygulamak.
Enforcers zıt anlamlı kelimeler, Enforcers kelime anlamı
Exempt : Ayrılık. Hariç. Muaf tutmak. Bağışıklık. Bağışık. Hariç tutulmuş. Muaf. Çürüğe çıkarmak. Serbest. Dışında bırakmak.
Unenforced : Yürürlüğe konmamış. Uygulanmamış.

Bu kısımda Enforcers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enforcers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enforcers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enforcers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.