Entered türkçesi Entered nedir
- Katılmış.
- Kaydetmek.
- Yazılmak.
- Gümrük beyanında bulunmak.
- Giriş yapmak.
- İçeri girmek.
- Sahneye çıkmak.
- Girmek.
- Katılmak.
- Sokmak.
- Dahil olmuş.
- Girmiş.
- Kaydolmuş.
- İçine girmiş.
- Kaydolmak.
- Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi).
- Yazılmış.
- Nüfuz olmuş.
- Deftere yazılmış.
- Girişmiş.
- İçeriye girmek.
- Yazmak.
- İştirak etmiş.
Entered ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary entered the library at the same time.
Turkish: Ali ve Mary aynı zamanda kütüphaneye girdi.
English: Ali and Mary entered the church together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte kiliseye girdiler.
English: Ali and Mary entered the classroom at the same time.
Turkish: Ali ve Mary sınıfa aynı zamanda girdiler.
English: According to our teacher, she entered the hospital.
Turkish: Öğretmenimize göre o hastaneye girdi.
English: After the war, Ford entered politics.
Turkish: Savaştan sonra, Ford politikaya girdi.
Entered ingilizcede ne demek, Entered nerede nasıl kullanılır?
Entered an action : Bir iddaa veya suçlama ortaya koyma. Bir davayı kayda geçirme (hukuk terimi).
Entered in an account : Mahsup. Bir işlemden doğan alacakların diğer bir işlemden doğan borçların ödenmesinde kullanılması. Sayışma.
Has been entered : İçine girmiş. Nüfuz olmuş. Girmiş. Erişilmiş.
Body centered cubic : İçözekli küpsel yapı. Birim gözesinin özeğinde ve köşelerinde birer özdeciği olan (kırılca yapı türü). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Merkez atomlu küp.
Body centered structure : Köşelerinde olduğu gibi gövde özeğinde de örgüsü bulunan buzsul. Gövde özekli yapı.
Centered : Ortadan. Ortalı. Ortalanmış. Merkezlenmiş. Öz-güven sahibi. Amaçlı ve dengeli. Ortada yer alan.
Child centered education : Çocuğun özellikle kitaplardan ve kuramsal derslerden bilgi edinerek yetişmesi yerine, gerçek ve kişisel yaşantılar kazanmasını öngören, bunun için de okul çalışmalarında öğrencinin kendi kendini yönetmesine, işbirliğine, kişisel girişim ve yaratıcılığa, liderliğe, program ve planlarda esnekliğe ağırlık veren eğitim. Çocuğa dönük eğitim.
Centeredly : Ortada yer almış şekilde.
Decentered : Dış merkezli yapmak. Merkezsizleştirmek. Merkezden uzaklaştırmak. (optikte) bir merceği görme ekseninin merceğin optik merkezinden geçmeyeceği şekilde yapmak veya tasarlamak. Merkezsizleşmek. Merkezi kaydırmak.
Centeredness : Dengelenme derecesi. Merkezlenmişlik. Ortada bulunma veya ortada yer alma derecesi.
İngilizce Entered Türkçe anlamı, Entered eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Entered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Check in : Yazılı bir kayda tekrar göz atmak. Biletini kontrol ettirmek (havaalanında). İşe başlama saatini deftere kaydetmek. Çek etmek. Adını kaydettirmek. Kayıt yaptırmak. Biletini kontrol etmek (havaalanında).
Enlisting : Asker olmak. Gönüllü olarak askere gitme. Askere alma. Kayırmak. Askere kaydetmek. Sağlamak (destek). Bir işe atılma. Askere almak. Yardımını temin etme.
Dragged : Ağırdan almak. Sürüncemede kalmak. Söz konusu etmek. Çekmek. Sürünmek. Durgunlaşmak. Sürüklemek. Taramak. Geçmek bilmemek.
Call at : Uğramak. Ziyaret etmek.
Engrafts : Yerleştirmek. Dikmek. Aşılamak.
Enlist : Askere yazmak. Gönüllü yazılmak. Asker olmak. (destek veya yardım vb) sağlamak. Katılım sağlamak. Askere kaydolmak. (destek) sağlamak. Askere kaydetmek.
Inputting : Giriş yapma. Bir bilgisayara veri girişi yapma. Giriş yaparak.
Chronicling : Kayıt. Günün olayları. Kronolojik yazılmış tarih. Kaydetmek (sırasıyla). Kronik. Vakayiname. Kroniğini çıkarmak. Tarih. Tarih yazmak.
Be written : Yazılı olmak. Kaleme alınmak.
Entered synonyms : take water, obtrude upon, intrude on, out in, file in, make enter, enter upon, dig into, adheres, written, prelude, embeds, get in, joined, worded, total, enters, drags, register, drag, has been entered, enroll, engross, accede, adhering, drawn up, allude, step in, acceded, enter, adjoined, preface, chart.
Entered zıt anlamlı kelimeler, Entered kelime anlamı
Undock : Gemiyi havuzdan çıkarmak. Çıkar. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Havuzdan çıkarmak. Yatağından çıkarmak.
Pop out : Atmak. Birdenbire çıkmak. Yırtık dondan çıkmak. Ağızdan kaçmak. Dışarı çıkmak. Yuvasından fırlamak (göz). Aniden çekip gitmek. Fırlamak.
Exit : Ölmek. Çıkış. Çıkıp gitmek. Vefat. Çıkış yeri. Gitmek. Gidiş. Çıkma. Çıkmak.
Entered antonyms : get off, file out, fractional.

Bu kısımda Entered kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Entered ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Entered anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Entered ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.