Entered in an account türkçesi Entered in an account nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Mahsup.
  • Bir işlemden doğan alacakların diğer bir işlemden doğan borçların ödenmesinde kullanılması.
  • Sayışma.

Entered in an account ingilizcede ne demek, Entered in an account nerede nasıl kullanılır?

Entered : Kaydetmek. Yazmak. Gümrük beyanında bulunmak. Deftere yazılmış. Girişmiş. İştirak etmiş. Kaydolmuş. İçine girmiş. Girmek. İçeriye girmek.

In : İktidardaki. İç. Tutulan. Gelmiş olan. İçine. İçeriye. Olarak. İçeri doğru yönelen. İçeri. Da.

An : (herhangi) bir. Bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir (ünlülerden önce). Anabatik rüzgar.

Account : Hesap vermek. Gözüyle bakmak. Açıklama. Hesap verme. Hesap görme. Söylenti. Açıklamak. Avantaj. Göz önünde tutma. Hikaye.

Balance an account : Hesabı kapatmak. Bir hesabı kapatmak. Hesabı kesmek.

Close an account : Hesabı kapatmak. Bir hesap kapatmak. Bir hesabı kapatmak. Hesap kapatmak.

Debit an account : Bir hesabı borcuna kaydetmek.

Closing of an account : Bir hesabın kapatılması. Hesabı kapatma. Hesap kapanması.

Balance of an account : Bakiye. Hesap bakiyesi.

İngilizce Entered in an account Türkçe anlamı, Entered in an account eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entered in an account ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Setoff : Denge unsuru. Süs. Karşılık. Karşılıklı dava. Yola çıkma. Kontrast. Mukabil. Tezat. Vereceğini alacağına sayma.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Offsetting : Denkleştirme. Mahsup etme. Denkleştirici. Dengeleme. Mahsup etmek. Telafi. Kaydırmak.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Clearing : Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da merkez bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Meydan. Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir. Birbirlerine borçlu ve alacaklı durumda olan kişilerin karşılıklı bir sayışımdan sonra borç ya da alacak kalıntılarını vererek ödeşmeleri. Kliring. Temizleme işi. Alan. Takas.

Entered in an account synonyms : clearance, setoffs, ability to pay approach, a group shares, appropriation, a pass through certificate, a shift in demand, a shift in supply, accounting, a change in individual demand, ability rent, abnormal budget receipts, abnormal budget.