Offsetting türkçesi Offsetting nedir

Offsetting ingilizcede ne demek, Offsetting nerede nasıl kullanılır?

Offsetting right : Karşılıklı borcu çıkarma ve net borcu sunma hakkı.

Offset account : Kontra hesap. Denkleştirici hesap. Denkleştirme hesabı. Bir hesabın bakiyesini azaltan ilgili hesap.

Offset carrier : Kaydırılmış taşıyıcı.

Offset effects : Kötü sonuçları telafi etme.

Offset pie slice : Ayrılmış dilim.

Offset stacking : Ayırarak yığma. Ofset yığınlama.

Offset print : İlk olarak mürekkeplenmiş bir baskının lastik tekerlekli silindire yerleştirildiği ve daha sonra kağıda basıldığı işlem. Taşbaskı işlemi. Ofset baskı.

Page offset : Sayfa kaydırma.

Offset : Boruya dirsek koymak. Deveboynu. Karşılığı ile denkleştirmek. Telafi etmek. Ofset. Ofset (baskı için). Göreceli konum (değeri). Denkleştirmek. Boru vb dirsek takmak.

Average syncronic offset : Ortalama eş zamanlama kayması.

İngilizce Offsetting Türkçe anlamı, Offsetting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offsetting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skid : Kaymak. Sağlama almak. Savrulmak. Kızaklamak. Her köşesinde lastik bir tekerlek bulunan, alıcıların üç ayağı, köşelerine yerleştirilince hem sallantısız hem de devinimli bir araç biçimi alan üçgen. Tekerlekli üçgen. Patinaj yapmak. Patinaj yaptırmak. Yana kaymak.

 

Undoing : Felaket. Mahvolma nedeni. Çözme. Açma. Mahvolma sebebi. Bozulma. Feshetme. Mahvetme. Yıkım.

Equalization : Tevzin. Denge. Balans ayarı yapma. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Eşitlenme. Ses frekansının değiştirilmesi. Eşdeğerleme. Uyuşma. Eşlem.

Condonations : Hoş görme. Hoşgörme. Göz yumma.

Scroll : Tomar. Merkezleme çenelerini boru çapına göre açıp kapayan setli levha. Uzun ve kıvrımlı kağıt belge. Liste. Taslak. Tarife. Nöbet cetveli. Helezoni kıvrım. Süslü yazı.

Setting off : Oluşturulma. Hesaba katmak (zarar). Ateşlemek. Patlatmak. Ayrı tutmak. Kalkışmak. Patlak verdirmek. Başlatmak. Çaldırmak (alarm).

Slid : Kaybolup gitmek. Kaymak. Sıvışmak. Kötü yola düşmek. Akıp gitmek.

Equaliser : Eşitleyen kimse. Beraberlik golü. Dengeleyici makas). Dengeleyici. Her tür silah. Ekolayzer. (abd ve kanada'da kullanılan argo) ateşli silah. (elektronik) frekans çarpıklığını veya distorsiyonunu düzelten elektronik cihaz. Eşit yapan kimse.

Compensating : Karşılığını veren. Dengeleyici. Tazmin edici. Yapmaya değer. Hakkını veren. Telafi edici.

 

Dislocating : Bozmak. Oynatmak. Yerinden çıkmak. Yerinden oynatmak. Çıkarmak (eklem). Yerinden çıkartmak. Şaşırtmak. Yerinden çıkarmak. Sarsmak.

Offsetting synonyms : equilibration, slip in, setoff, accounting, atonement, slip, equalizing, equalizer, equilibrations, equalising, atone for, compensation, accommodating, stabilization, appropriation, equaling, glided, atonements, stabilisation, equalisation, equating, compensanting element, recompenses, undoings, equalling, compensations, recompense, dislocate, entered in an account, slides, equilibrating, indemnification, amends.