Entree türkçesi Entree nedir
- Giriş hakkı.
- Antre.
- Başlangıç yemeği.
- Giriş.
- Giriş müziği.
Entree ile ilgili cümleler
English: In many restaurants in Turkey, kebab is the main entree.
Turkish: Türkiye'deki çoğu restoranda kebap ana yemektir.
English: After the entrée comes the main dish.
Turkish: Başlangıç yemeğinden sonra ana yemek gelir.
Entree ingilizcede ne demek, Entree nerede nasıl kullanılır?
Entrees : Giriş müziği. Başlangıç yemeği. Giriş. Antre.
Entre nous : Söz aramızda.
Entreat : Üstelemek. Israr etmek. Rica etmek. Yalvarmak. Eteğine sarılmak. Dilemek. Yakarmak.
Entreat for : Niyaz etmek.
Entreated : Üstelemek. Yalvarmak. Davranılmış. İşlemden geçirmiş. Rica etmiş. Kimyevi etkiye maruz bırakılmış. İkram edilmiş. Rica etmek. Yakarmış. Tahlil edilmiş.
Entreated him : Ona yalvarma. İçtenlikle ondan rica etme.
Entrechat : (bale) dansçının havada iken ayaklarını çapraz yaparak birkaç kez topuklarını birbirine dokundurduğu sıçrayış. İki ayakla zıplayıp tek ayakla düşme hareketi. bu hareketin çeşitli biçimleri vardır. Ayakları birbirine vurarak zıplama. Çırparak zıplama. Balede bacakları çapraz duruma getirme. Sıçrama.
Entreating : Niyaz etme. Tahlil etme. Rica etme. Muamele etme. Yakarma. Üstelemek. Kimyevi etkiye maruz bırakma. İkram etme. Tedavi etme. Konu etme.
Entrecote : Antrikot. Sırt kaburgaları arasından kesilen biftek parçası. Antrkot.
Entreatingly : Yalvararak.
İngilizce Entree Türkçe anlamı, Entree eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Entree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Prelude : Giriş tarzı olay. Başlangıç. Prelüt çalmak. Giriş yapmak. Başlangıç yapmak. Prelüd. Önoyun. Peşrev.
Course : Akmak. Dökülmek. Koşturmak. Süreç. Yön. Gidişat. Pist. Seyir. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır.
Antechambers : Giriş salonu. Önoda. Ön yanma odası. Geçiş veren oda. Bekleme odası. Antişambr.
Preparations : Hazırlanma. Hazırlık. Hazırlama. Müstahzar. Basur ilacı. Hazırlıklar. Hazırlık yapma. Hazırlanan ilaç. Akort yapma.
Entranceway : Girilecek yer. Giriş yolu.
Ante room : Giriş salonu. Bekleme odası.
Admittances : Admitans. Giriş izni. Alım. Kabul. Empedans evrik değeri. Giriş ücreti.
Entry : Katılma. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Madde. Bildirge. Küçük bağlantı odası. Girişimin tüm ya da bazı çalışmalarını kapsayan ya da tanıtlayan, bir işelmi, bir sayışımı, kapsayan yazılık ya da belge. Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. Girdi. Yarışmacı.
Arriving : Vasıl. Ulaşma. Yakında olacak olan. Ulaşan. Görünüm. Gelme. Geliş. Gelen.
Advents : Noel öncesi dört hafta. Hz isa'nın gelmesi. Yaklaşma. Görünme. Hz isa'nın görünmesi. Geliş. Gelme. Olma. İlerleyiş.
Entree synonyms : anted, entrances, access, ante, anteroom, doorways, doorway, accesses, anterooms, entrees, curtain music, anting, incoming, preparation, fanfares, anteing, preludes, overture, entries, adits, foyer, main course, antes, antechamber, entrance, preluded, fanfare, ingress, adit, admission, plate, foyers, admittance.

Bu kısımda Entree kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Entree ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Entree anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Entree ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.