Environmental pollution türkçesi Environmental pollution nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Üretim ve tüketim etkinlikleri sonucu ortaya çıkan katı, sıvı veya gaz biçimindeki atıkların fiziksel ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemesi sonucu insanla, içinde yaşadığı doğal çevre arasındaki dengenin bozulması. krş. eksi dışsal tasarruflar.
- Çevre kirliliği.
- Çevre kirlenmesi.
Environmental pollution ile ilgili cümleler
English: Environmental pollution is causing abnormal weather conditions.
Turkish: Çevre kirlenmesi anormal hava koşullarına neden oluyor.
English: Economic growth must not be pursued at the expense of environmental pollution.
Turkish: Ekonomik büyüme çevre kirliliği pahasına sürdürülmemelidir.
Environmental pollution ingilizcede ne demek, Environmental pollution nerede nasıl kullanılır?
Environmental : Muhite ait. Çevre. Çevresel. Çevreye ait. Ortamla ilişkili. Ekolojik.
Pollution : Pislik. Kirletme. Hava, su ve toprak gibi doğal kaynakların, dokuncalı özdeklerin karışması sonucunda niteliklerinin bozulması. Hava, su ve toprakta bazı maddelerin birikimi ile ortaya çıkan durum. örnek: havada fazla miktarda kükürtdioksit gazının, suda petrol artıklarının, toprakta bazı kimyasal ilaçların birikmesi. Kirlenme. İktisadi karar birimlerinin etkinlikleri sonucu çevre kalitesinde ortaya çıkan bozulma. Yabancı özdeklerin katılmasıyla bir ortamın arılığını yitirmesi. Kirlilik. Hava, su ve toprakta insan sağlığı ve çevreye zarar veren bulaşanların birikmesi. Bozulma.
Environmental auditor : Çevre denetçisi.
Environmental change : Çevresel değişim.
Environmental changes : Çevresel değişmeler.
Environmental complexity : Firmaların, firma çevresini anlayabilmek için gereksinim duydukları bilgi düzeyi. Çevresel karmaşıklık.
İngilizce Environmental pollution Türkçe anlamı, Environmental pollution eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Environmental pollution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Pollution : Kirletme. İktisadi karar birimlerinin etkinlikleri sonucu çevre kalitesinde ortaya çıkan bozulma. Hava, su ve toprak gibi doğal kaynakların, dokuncalı özdeklerin karışması sonucunda niteliklerinin bozulması. Bozulma. Hava, su ve toprakta insan sağlığı ve çevreye zarar veren kontaminantların birikmesi, suyun, fiziksel, kimyasal veya biyolojik özelliklerinin insan faaliyetleri sonucunda kullanımını olumsuz etkileyecek biçimde değişmesi, polüsyon, pollüsyon. Hava, su ve toprakta bazı maddelerin birikimi ile ortaya çıkan durum. örnek: havada fazla miktarda kükürtdioksit gazının, suda petrol artıklarının, toprakta bazı kimyasal ilaçların birikmesi. Biyoloji, iktisat, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kirlilik. Yabancı özdeklerin katılmasıyla bir ortamın arılığını yitirmesi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Environmental pollution synonyms : a type mutual funds, a change in supply, ability to pay principle, ability rent, abnormal budget receipts, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, pollutions.

Bu kısımda Environmental pollution kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Environmental pollution ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Environmental pollution anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Environmental pollution ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.