Epode türkçesi Epode nedir

  • Lirik gazelin üçüncü kısmı.
  • Eski yunan şiirinde kısa bir beytin uzun bir beyti takip ettiği manzume şekli.

Epode ingilizcede ne demek, Epode nerede nasıl kullanılır?

Anglepod : Kanatlı veya açı olarak dizilmiş tohum zarfları olan sütlü özsuyu olan bitkiler familyası eşleştirme bitkisi (güney abd'de bulunan).

Copepod : Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, kabuklular (crustacea) sınıfından, serbest veya parazit yaşayan bir takım. siklops (cyclops) cinsi iyi bilinir. Kopepod.

Copepodid : Kopepodların genç (invazif) formları. Kopepodit. Kopepodların genç formları.

Copepods : Balıklarda ve omurgasız öbür su hayvanlarında asalak yaşayan, ufak boylu kabuklular takımı. (özgür türleri bulunduğu gibi, dişi sırtından geçinen erkekleri, medine kurduna ve akciğer kelebeğine arakonakçılık edenleri de vardır.). Kopepodlar. Kürekayaklılar. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, kabuklular (crustacea) sınıfından, serbest ya da asalak yaşayan bir takım. siklops (cyclops) cinsi iyi bilinir. Kopepod.

Hodgepodge : Çok türlü karışım. Ezme. Karışıklık. Ivır zıvır. Karışım. Karmakarışık şey. Düzensizlik. Ayrık karışım. Püre. Türlü yemeği.

 

Epochal : Yeni döneme ait. Bir döneme ait. Çığır açan.

Hodgepodges : Döküntüler. Heterojen karışım. Ezme. Karman çorman. Karmakarışık. Ayrık karışım. Türlü yemeği. Karmaşa. Ufak tefek şeyler. Püre.

Epoch making : Yeni bir dönem başlatan. Çığır açan.

Epochs : Dönem. Devir. Çığır. Tarih. Zaman. Çağ. Vakit. Devre. Epok.

Epoch : Tarih. Çağ. Tarih başı. Dönem. Çığır. Devre. Bölüm. Devir. Herhangi bir olaylar sırası için başlangıç olarak kabul edilen zaman. bir değişen yıdızın minimumdan geçtiği zamanlardan ilki; bir katalogun verdiği konsayıların geçerli olduğu yıl. Çağkatman birimlerinden olan bir dizinin oluş süresi.

İngilizce Epode Türkçe anlamı, Epode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decay : Güçten düşmek. Sağlığını kaybetmek. Azalmak. Zayıflamak. Çürüme. Buzul çekilmesi. Sönüm. Bozulmak. Gitar, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çürümek.

Wear away : Yıpranmak. Tükenmek. Zayıflatmak. Aşınmak. Yıpratmak. Tüketmek. Aşındırmak. Eskimek. Eskitmek. Zamanla aşınmak.

Eat at : Erozyona uğratmak. Sürüklemek. Aşındırmak.

Dilapidate : Harap olmak. Kırıp dökmek. Bakımsızlıktan harap olmak. Harap etmek. Tahrip etmek. Bakımsızlıktan harap etmek. Bakımsız bırakmak. Bakımsızlık.

Porcelain : Fayans. Çini. Cıncık. Porselen. Kaolin, feldspat ve kuvarsın birlikte pişirilmesiyle yapılan, ak, yarı saydam, yoğun ve su geçirmez özdek.

Crumble : Un ufak olmak. Harab olmak. Çok küçük parçalara ayırmak. Ufalanmak. Parçalamak. Ufalamak. Çökmek. Düşmek. Parçalanmak. Yıkılmak.

 

Gnaw : Acıtmak. Eziyet vermek. Isırmak. İçini kemirmek. Üzmek. Kemirmek. Ezilme. Dişlemek.

Epode synonyms : gnaw at.

Epode ingilizce tanımı, definition of Epode

Epode kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The part of a lyric ode which follows the strophe and antistrophe, the ancient ode being divided into strophe, antistrophe, and epode. The after song.