Epoxide türkçesi Epoxide nedir
- Bir oksijen atomunun yan yana iki karbon atomuyla köprü yapması suretiyle oluşan ve genellikle stabil olmayan bileşik.
- Epoksit.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Epoxide ingilizcede ne demek, Epoxide nerede nasıl kullanılır?
Epoxide hydratase : Epoksit hidrataz. Daha çok karaciğerde bulunan mikrozomal bir enzim, epoksit hidrolaz.
Epoxide hydrolase : Epoksit hidrolaz. Epoksit hidrataz.
Chlordiazepoxide : Klordiazepoksit. Klordiazepoksid. Sakinleştirici (ilaç türü). Yatıştırıcı.
Epoxidise : Bir epoksiye dönüştürmek (ayrıca epoxidize).
Epoxidize : Bir epoksiye dönüştürmek (ayrıca epoxidise).
Epoxied : Tutkallanmış.
Epoxy : Sentetik yapıştırıcı. Epoksi. Epoksit reçine. Tutkal.
Epoxyed : Tutkallanmış.
Horsepox : Atlarda görülen ve derinin döküldüğü virüslü bir hastalık.
Epoxy resin : Epoksi reçinesi.
İngilizce Epoxide Türkçe anlamı, Epoxide eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Epoxide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha. Kesimevi.
A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.
Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.
A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.
A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.
A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.
Hydrogen peroxide : Hücrenin atık ürünü ve tehlikeli bir serbest radikal. yapısında % 30-33 salınabilir oksijen içeren ve antiseptik olarak kullanılan bileşik. Hidrojen peroksid. Hidrojen peroksit. Oksijenli su.
Oxidant : Oksitleyici. Yükseltgen. Oksidan. Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektronların alıcısı. Oksidant. Oksitleyici madde. Okside edici. Oksijenli madde. Oksitleyici ajan.
Oxide : Okside. Oksit. Oksid.
Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karın. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım.
Epoxide synonyms : a amplitude mod, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, oxidiser, abdominal distention, abaxial, oxidizer, abamectin, oxidizing agent, a crochordon, a clay, abdominal fat necrosis, benzoyl peroxide.

Bu kısımda Epoxide kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Epoxide ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Epoxide anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Epoxide ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.