Equity receiver türkçesi Equity receiver nedir

  • Kayyum memuru.
  • Tasfiye memuru.
  • Kayyım memuru.
  • Kayyum.

Equity receiver ingilizcede ne demek, Equity receiver nerede nasıl kullanılır?

Equity : Eşitlikçilik. Hakkaniyet. Öz kaynak. Adalet. Konut alıcısının, konutunu, satın alabilmek için ödünç aldığı para dışında, kendi artırımından verdiği para. Dürüstlük. Özkaynak. Tarafsızlık. Eşitlik. Hak.

Receiver : İcra memuru. Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla, kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi. Tenis, bilgisayar, fizik, uzay, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Reseptör. Kabul eden kimse. Ahize. Başlama vuruşunu karşılayan oyuncu. Ahize (telefon). Para alıcısı. Telefon ahizesi.

Equity capital : Öz kaynak. Hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan karları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar. Özkaynak. Öz varlık. Özsermaye. Öz sermaye.

Equity financing : Şirket tarafından hisse senedi satışı. Şirketin hisse senedi çıkartarak sermaye edinmesi. Hisse senedi finansmanı. Hisse senedi çıkararak finansman. Pay belgiti çıkarıp satarak yapılan finansman. ortaklıkça yapılan pay belgiti satışı. Pay belgiti finansmanı. Öz sermaye finansmanı. Özsermaye finansmanı.

 

Equity market : Hisse senedi piyasası. Hisse senetleri piyasası.

Equity multiplier : Özkaynak çarpanı. Varlık sermaye çarpanı. Mali kaldıraç ölçüm yöntemlerinden biri olup, toplam varlıkların toplam özkaynaklara oranı. Sermaye çarpanı. Öz sermaye çarpanı.

İngilizce Equity receiver Türkçe anlamı, Equity receiver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equity receiver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjusters : Düzelten kimse. Ayarlayan kimse. Dispeççi (sigorta).

Liquidator : Tasfiye görevlisi. Katil. Sıvılaştırıcı. Cani. Tahsildar. Likidatör.

Liquidators : Tasfiye görevlisi. Sıvılaştırıcı. Tahsildar. Katil. Cani. Likidatör.

Trustee : Vekil. Kendisine mal veya para emanet edilen. Güvenilir kişi. Vasi. Güvenilen. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Güvenli yönetici. Mütevelli. Bir vakfın yönetimi kendisine verilmiş olan kişi. inanılır ve güvenilir yönetici. Mutemet.

Conservator : Kayyım. Veli. Koruyucu. Vasi. Müze müdürü. Korumacı. Muhafız.

Administratrices : Kadın idareci. Kadın vasi. İdareci. Yönetici. Müdür. Vekil. Kayyım. Kadın yönetici. Vasi.

Adjuster : Düzelten kimse. Ayarlayıcı. Dispeçör. Dispeççi (sigorta). Sigorta eksperi. Ayarlayan kimse. Ayar somunu. Dispeççi. Büyük avarya.

Trusteeing : Mütevelli. Emanetçi. Kendisine mal veya para emanet edilen. Yediemin. Vekil. Güvenilir kişi. Vakıf yöneticisi. Vasi.

Trustee in bankruptcy : İflas yediemini. İflas memuru. İflas idaresi. Mahkeme tarafından bir işletmeyi tasfiye etmesi için atanan kimse. İflas yönetimi.

Equity receiver synonyms : liquidating agent, administratrix.