Equivalent goods türkçesi Equivalent goods nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Eşdeğer eşya.
- İşlem görmüş malların üretimi için, dışalım eşyasının yerine kullanılan ve onunla aynı kalite ve teknik özelliklere sahip olan serbest dolaşımdaki eşya.
Equivalent goods ingilizcede ne demek, Equivalent goods nerede nasıl kullanılır?
Equivalent : Bir gram hidrojenin yerini alabilecek ya da onunla birleşebilecek öğenin gram olarak ağırlığı. Denklik. Değerleri ya da işlevleri özdeş olan niceliklerin özelliği. Denk. Karşılığı. Karşılık. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eşitlik. Bedel. Eşdeğer.
Goods : Eşya. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Meta. Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. Mal mülk. İyi mallar. Mamul.
Equivalent bases : Denk tabanlar.
Equivalent binary content : Eşdeğer ikili bilgi. Eşdeğer ikili bilgi içeriği.
Equivalent bit rate : Eşdeğer bit hızı.
Equivalent conductance : Eşdeğer iletkenlik. Aralarındaki uzaklık 1 cm. olan ve yüzeyleri yeterince büyük iki elektrot arasında bulunan bir eşdeğer-gram elektrolitin iletkenliği.
İngilizce Equivalent goods Türkçe anlamı, Equivalent goods eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Equivalent goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Equivalent goods synonyms : a shift in individual demand, a type mutual funds, a change in supply, abolition of forced labour convention, a group shares, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Equivalent goods kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Equivalent goods ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Equivalent goods anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Equivalent goods ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.