Equivalents türkçesi Equivalents nedir

Equivalents ile ilgili cümleler

English: Find multilingual sentence equivalents at Tatoeba.org.
Turkish: Tatoeba.org da çok dilli cümle benzerlerini bulun.

Equivalents ingilizcede ne demek, Equivalents nerede nasıl kullanılır?

Nonequivalents : Eşit olmayan. Eşdeğer olmayan. Nicelik olarak eşit olmayan (değer, güç, anlam, vs. hakkında).

Equivalent bases : Denk tabanlar.

Equivalent binary content : Eşdeğer ikili bilgi içeriği. Eşdeğer ikili bilgi.

Equivalent bit rate : Eşdeğer bit hızı.

Equivalent conductance : Aralarındaki uzaklık 1 cm. olan ve yüzeyleri yeterince büyük iki elektrot arasında bulunan bir eşdeğer-gram elektrolitin iletkenliği. Eşdeğer iletkenlik.

Equivalent goods : İşlem görmüş malların üretimi için, dışalım eşyasının yerine kullanılan ve onunla aynı kalite ve teknik özelliklere sahip olan serbest dolaşımdaki eşya. Eşdeğer eşya.

Equivalent formulae : Denk formüller.

Equivalent energy : Eşdeğer erk. Eşdeğer enerji. Bazı belirgin koşullarda, ayrışık demetle aynı özellikleri taşıyan tek enerjili x ışını foton enerjisi.

Equivalent equation : Eşdeğer eşitlik. Eşit simgesinin her iki yanına aynı işlemleri uygulamaya elveren eşitlik.

Equivalent elements : Denk öğeler.

 

İngilizce Equivalents Türkçe anlamı, Equivalents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equivalents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opposite number : Meslektaş. İş arkadaşı.

Comeback : Akıllıca ve çabuk yanıtlama. Hazırcevap. Yeniden ortaya çıkma. Dönüş. Yerinde cevap. Geri gelmek. Eski gücüne kavuşma. Yeniden başarma. Geri dönüş. Eski formunu bulma.

Money : Ücret. Nakit. Akçe. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Patpat. Tıkır (argo sözcük). Arpa. Mangır. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi.

Equations : Denklem. Eşitlikler. Denklemler. Denge.

Cognition : Kavrama. Biliş. Bilme yetisi. Vukuf. Farkında olma. Bilişsellik. Gerçeğin insan düşüncesinde, toplumsal gelişim yasalarıyla koşullanmış, uygulamayla ayrılmaz biçimde bağlantılı olarak yansıması ve yeniden kurulması süreci. Bilme. Kognisyon.

Forfeits : Ceza olarak kaybetme. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Zarar. Kaybetmek. Bir hakkınından mahrum kalmak. Ceza olarak kaybetmek. Yoksun kalmak. Ceza olarak vermek.

Cash cover : Nakdi teminat. Kuvertür. Kasa karşılığı. Nakit karşılık.

Knowledge : Halkın doğal ve toplumsal çevresiyle ilgili geleneksel, kültürel edintisi, bk. halk, çevre. krş. gelenek, görenek. İlim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kanaat. Haber. Bilim. Bilme, öğrenme süreci ve işleminin konusu ya da nesne ve olaylara yüklemler vererek varılan yargı. İrfan. Bilgi. Tecrübe.

 

Position : Pozisyon. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Koymak. Durum. Görev. Rütbe. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer. Duruş. Yerini belirlemek. Konum.

As against : Kıyasla. -e oranla. -e kıyasla.

Equivalents synonyms : egality, cost, equalities, evenness, compensation, vis a vis, purchase money, equivalent, equality, equation, quittance, equity, compensations, counters, substitute, equalisation, quid pro quo, considerations, noesis, par, consideration, equivalence, counterweigh, reserves, replacement, homologies, counterbalances, comebacks, quittances, status, egalites, equivalences, price.

Equivalents zıt anlamlı kelimeler, Equivalents kelime anlamı

Nonequivalence : Eşdeğersizlik. Eşitsizlik.

Inequality : Pürüzlülük. Değişebilirlik. Değişkenlik. Eşitsizlik. Adaletsizlik. Denksizlik. Düzensizlik. Farklılık. Sapma. Ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Unequal : Eşit olmayan. Eşit olamayan. Oransız. Yeterli seviyede olmayan. Haksız. Farklı. Yetersiz. Düzeysiz. Düzensiz. Eş olmayan.