Ercek nedir, Ercek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Değirmen mili.

Ercek hakkında bilgiler

Ercek (Bulgarca:Ахрянско; Ahryansko), güney Bulgaristan'da Kırcaali ilinin Eğridere belediyesine bağlı bir köydür. Başkent Sofya'ya uzaklığı 191.083 km'dir. 6.839 kilometrekarelik bir alanı kaplayan köyün nüfusu 57 kişidir. Muhtarı HÖH Partisi'nden Cemal Sali'dir.

Ercek anlamı, tanımı

Erce : Er gibi, ere yakışır bir biçimde. Erken, erken olarak

Kilometrekare : Kenarları birer kilometre uzunluğunda olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçü birimi, (km2).

Kilometre : 1.000 metrelik uzunluk ölçü birimi (km).

Eğridere : Aydın şehri, Yenipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir kenti, Gölcük nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Gümüşçay bucağına bağlı bir yerleşim birimi. İzmir şehrinde, Beydağ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İzmir şehrinde, Bornova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İzmir kenti, Gökçen nahiyesine bağlı bir bölge. Muğla ilinde, Selimiye nahiyesine bağlı bir yer. Samsun ili, Çarşamba ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Trabzon ili, Çaykara ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bulgarca : Bulgar dili. Bu dille yazılmış olan.

 

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.

Değirme : Değirmek işi.

Başkent : Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.

Bulgari : Dört telli bağlama.

Köydür : Uzun floş eteklik.

Bulgar : Slavların güney kolundan olan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

Muhtar : Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Parti : Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.

Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.

 

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Cemal : Yüz güzelliği.

Kırca : Hafif kırlaşmış.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Diğer dillerde Erboğa anlamı nedir?

İngilizce'de Erboğa ne demek ? : centaurus